Duyurular
Uzun süredir sunucu kaynaklı yaşanan problemlerden ötürü özür dileriz. Yeni sunucu'ya geçiş yaptık ve artık sorunsuz olarak yayın hayatına tekrar başlamış bulunmaktayız. Problem ve Sorunlarınız için SaviorAngel adlı Adminimize P.M ile ulaşabilirsiniz.

0 Üye ve 1 Ziyaretçi Konuyu İncelemekte. Aşağı İn :)
Sayfa 1
Konu: Toplumbilimsel Açıdan Engellilik Sorunsalı 1  (Okunma Sayısı: 644 Kere Okundu.)
« : Şubat 24, 2012, 10:33:23 ÖÖ »
Avatar Yok

-o_o-GökhaNur-o_o-
*
Üye No : 17147
Nerden : İzmir
Cinsiyet : Bayan
Konu Sayısı : 2158
Mesaj Sayısı : 4.756
Karizma = 12093


Bu makalede sosyoloji acısından engellinin ne olduğu ve toplumsal kurumlar içinde karşılaştığı güçlükler ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ayrıca engellinin karşılaştığı sorunların toplum bilimciler tarafından bilinmesinin önemi vurgulanmaktadır. Şüphesiz engelli de toplumun bir parçası ve toplumla bütünleşmesini tek başına beklemek yerinde bir yargı değildir.

Giriş
Birçok kaynakta engelli kavramının tanımına rastlamak mümkündür. Çoğu kez de aynı anlama gelecek şekilde farklı kavramlar kullanılmaktadır. Bu kavramlar “bozukluk, özür” ve “sakat” kavramlarıdır. Engellilik, özür, bozukluk ve sakatlık kavramlarının tanımları üzerine henüz bir anlaşmaya varılamamıştır. Tek bir anlam için farklı durumlarda farklı kavramlar kullanılmaktadır.

Öncül’e göre; “gerek doğuştan gerekse sayrısal ya da kaza sonucu bağımsızlığı, öğrenimi ya da iş tutması geçici ya da hem bedensel hem de anlıksal engelli durumda olan kimselerdir.” ( Öncül,1989:15) Yani, engellik doğuştan olabileceği gibi sonradan da gerçekleşebilir. Ayrıca, farklı derecelerde de olmaktadır.

Özgür’e göre engel-özür; “ bireyin yaşadığı sürece yaş, cinsiyet, sosyal ve kültürel faktörlere bağlı olarak toplumda oynanması gereken rollerin yetersizlik yüzünden yerine getirememesi durumudur.” ( Özgür, 2004:3) Yani, bir takım eksiklikler sonucu hareketlerin kısıtlanması da engelliliği oluşturur.

Bu tanımları artırmak mümkündür. Ancak, genel olarak engelli; hareket yeteneği çeşitli derecelerde sınırlanmış olan bireyler olarak tanımlayabiliriz.

Engelli Kategorileri
Bedensel Özellikleri Yönünden Engelliler,
Bedensel özellikler yönünden beş gruba ayrılır.
Bunlar;
Görme Engelli Olanlar;
Kör:
“Bütün düzeltmelerden sonra iki gözle görmesi 1/10’dan aşağı olan, eğitim ve öğrenim çalışmalarında görme gücünden yararlanamayanlara kör denir.”(Özgür,2004:37)
Az Gören:
“ Bütün düzeltmelerden sonra iki gözle görmesi 3/10’dan aşağı olan ( 1/10- 3/10), özel birtakım araç ve yöntemler kullanmadan eğitim- öğretim çalışmalarında görme gücünden yararlanamayanlara az gören denir.” ( Özgür, 2004:37)
Konuşma Engelli Olanlar
Konuşmasında bozukluk olan, konuşma zorluğu yaşayan kişiler konuşma engellilerdir.
İşitme Engelli Olanlar
“Bütün düzeltmelere rağmen işitme kaybı 90 desibelden fazla olan ve eğitim- öğretim çalışmalarında işitme gücünden yararlanamayanlardır.” ( Özgür, 2004:56)
Ortopedik Engelli Olanlar
El, kol, ayak, bacak, parmak gibi uzuvlarda fazlalık, bozukluk, hareket güçlüğü olanlara ortopedik engelli denir.
Bu güçlükler kimi zaman sadece el de kol da vb. gibi belli bir uzuvda olabileceği gibi birden fazla uzuvda da olabilmektedir.
Sürekli Hastalığı Olanlar
Tüm hayatı boyunca sürekli bakıma ve birtakım tedbirlere ihtiyacı olanlara den
Zihinsel Özellikleri Yönünden Engelli Olanlar
Çeşitli derecelerde zihinsel yetersizliği olan kişilerdir. Zekâ geriliği, Dow sendromu bu gruba örnek gösterilebilir.

Engellik Nedenleri
Engellik, birçok neden bağlı olarak ortaya çıkabilir. Engellilik kalıtımsal olabilir; doğum esnasında olabilir ya da doğum sonrasında gerçekleşebilir.

İşitme Engelinin Nedenleri
İşitme engeli çeşitli nedenlere bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Bunlar doğum öncesi, doğum esnasında ve sonrasında olabilmektedir.
Doğum Öncesi Nedenler;
Kalıtım, işitme engelini oluşturan doğum öncesi nedenlerin en önemlisidir. Yapılan araştırmalar genel olarak anne, baba ya da önceki kuşaklarda olan işitme engelinin doğan bebekte de olduğunu ortaya koymuştur.
Diğer bir sebep de akraba evliliğidir. Akraba evliliği de kalıtsal bir neden olarak işitme engeline neden olur.
Özgür, hamilelik sırasında annenin geçirdiği kızamık, kızamıkçık, grip gibi hastalıkların doğacak bebeğin işitmesini olumsuz etkileyeceğini belirtmiştir. (Özgür, 2004:60 )

Yani, sağlıklı bebeklerin doğmasına hamilelik döneminin büyük önemi vardır. Doğuştan işitme engelini oluşturan diğer durumlar da şöyle belirtilmiştir; “kulak kepçesinin yokluğu, kulak yolunun kapalı olması, dış kulakta görülen yapısal bozukluklar, orta kulaktaki kemikçiklerin olmayışı, yarım oluşumu, aralarındaki eklemlerin olmayışı, özengi kemiğinin iç kulak oval penceresine kaynamış olması orta kulak bölümünün yapısal bozuklukları arasındadır. Korti organının oluşumundaki bozukluklar ile işitme sinirlerindeki gelişim geriliği de iç kulak kesimi bozukluklarından bazılarıdır.”( Özgür, 2004:60)

Bir diğer sebep de annenin karnındaki bebek ile anne arasındaki kan uyuşmazlığıdır. Özgür, bu durumu şöyle açıklamıştır: “kan uyuşmazlığı durumunda anne karnında oluşan antibadi fetüsün karnındaki alyuvarları tahrip eder. Sonuçta, alyuvarların azalması fetüste genel gelişim eksikliği yaratır. Bu durumdan en çok sinir sistemi etkilenir. Böylece işitme özrü oluşur. Hamilelik sırasında annenin geçirdiği kazalar özellikle karın bölgesini kapsayan travmalarda bazen işitme özrü nedenleri olabilir.”(Özgür, 2004:60) Yani sağlıklı bebekler için sağlıklı ve kontrollü bir hamilelik dönemi geçirilmelidir.

Doğum Anı Nedenler;
Kalıtsal olarak bir işitme engeli tehlikesi taşımayan bebek, doğum anında maruz kaldığı birtakım etkenlerden dolayı işitme engeli oluşabilir. Erken ya da güç doğum, kanamalı doğumlar işitme engeline neden olmaktadır.
Doğum Sonrası Nedenler;
Hamilelik süresi boyunca annenin geçirdiği hastalıkların bebeği olumsuz etkileyebileceği gibi, doğumdan sonra da bebeğin geçirdiği kızamık, boğmaca gibi mikrobik ve ateşli hastalıklar işitme engeline neden olmaktadır.
Diğer nedenler de beyin tümörleri, şiddetli seslere uzun süre maruz kalma, psikolojik sebepler, orta kulakta oluşan enfeksiyonlar olarak gösterilebilir.
Görme Engelinin Nedenleri
Kalıtım;Yapılan araştırmalar anne ve babada olan görme engelinin, bazı genlerle bebeğe taşındığını ortaya koymuştur.
Doğal Nedenler;
Doğal nedenlere kızamık, kan uyuşmazlığı, annenin gebeyken geçirdiği ateşli hastalıklar, uyuşturucu maddelerin kullanılması örnek gösterilebilir.

Bunların yanı sıra, “doğumun çeşitli nedenlerle geç ve güç olması, travmalar sonucunda görme merkezinin zedelenmesiyle körlük oluşabilir. Bunlara ek olarak kordonun çocuğun boynuna sarılmasıyla bebeğin oksijensiz kalması sonucunda beyin hücrelerinin zedelenmesiyle görme merkezi çevresinde tahribatlar olması sonucunda görme özrü oluşabilir.” ( Özgür, 2004:39–40)

Kazalar;
Görme engeli, geçirilen bir kaza, göze herhangi bir cismin batması, ateşli silahlara maruz kalma gibi nedenlere bağlı olarak oluşabilmektedir.

Ortopedik Engellerin Nedenleri
Ortopedik engelin oluşmasının nedenleri doğuştan olabilir; geçirilen bulaşıcı hastalıklar, metabolizma bozuklukları, geçirilen kazlar gibi etkenlerle oluşabilir.
Konuşma Engelinin Nedenleri
Konuşma engelinin nedenlerini yapısal, görevsel ve psikolojik olmak üzere üç alanda incelemek mümkündür.

Yapısal Nedenler;

Yapısal nedenler, konuşma organlarındaki bozukluklara bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. “ Dil kaslarının normal işleyişinden yoksun oluşu, dilaltı bağlantısının dil ucuna uzanması, dudakların yarıklığı, burunda et oluşu, dişlerin yokluğu ya da çok düzensiz oluşu, çene, kas ve sinirlerin bozuk oluşu, işitme kaybı, beyindeki özür konuşmayı olumsuz etkilemektedir.” ( Özgür, 2004:79)

Bu sebeplerin derecesi, konuşma engelinin derecesini de etkilemektedir. Yani örneğin, işitme kaybı yüksek oranda oluşmuş ise konuşma özrü de o oranda ileri düzeyde olacaktır.

Görevsel Nedenler;

Görevsel nedenlerin oluşumu, konuşma organlarının sağlam olmasına karşın oluşan engeli ifade etmektedir. Örneğin, ailenin içinde kullanılan dilin niteliğinin farklı ve yetersiz oluşu; yabancı bir dili kullanılması konuşma engeline neden olur.

Psikolojik Nedenler;
Psikolojik nedenlerin önemli bir kısmı, aile içinde yaşanılan olumsuz olaylardır. Aile içindeki çatışmalar çocuğun daha çok çekingen, utangaç olmasına yol açar. Ayrıca, yaşanılan ani şoklar, kazalar ya da sevdiğini kaybetme gibi durumlarda konuşma engelini yaratan nedenler arasında yer alır.

Zihinsel Engelin Nedenleri
Zihinsel engelliliği yaratan birçok sebep vardır. Bunlar, annenin hamileyken ya da bebeğin geçirdiği hastalıklar, beslenme bozuklukları, çevre, beyinde oluşan hasarlar, kromozomlardaki anormalliklerdir. Bu faktörler genel anlamda zihinsel engele yol açan faktörlerdir.

Annenin Hamileyken ya Bebeğin Geçirdiği Hastalıklar;

Annenin doğum öncesinde geçirdiği bulaşıcı hastalıklar, anne karnındaki bebeğin beyin gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir. Aynı zamanda doğum sonrasında da bebeğin geçirdiği bulaşıcı hastalıklar, beyin yapısında hasara yol açabilmektedir.

Bu konuda Eripek şöyle demiştir; “ bulaşıcı hastalıklar doğrudan ya da dolaylı olarak beyni etkilemesi durumunda, beyinde bazı hasar ya da incinmeler ağırlık derecesine ve beyinde etkin oldu bölgeye göre zihinsel işlevlerde geriliklere, işitme ve görme duyularında bedensel hareketlerin kontrolünde çeşitli bozukluklara neden olabilmektedir.” ( Eripek, 1993:32 )
Beslenme Bozukluklar;
Hamilelik döneminde annenin yeteri kadar besin almaması, hem annenin metabolizmasında hem de bebekte önemli bozukluklara neden olmaktadır.

Çevrenin Etkisi;
Zihinsel engelliliğe yol açan diğer bir etken de çevredir. Daha doğrusu olumsuz çevre koşullarıdır.
Çevreden kastedilen ve en önemli olan aile’dir. Ailenin yoksul oluşu, sosyal yaşama katılmadaki yetersizlik, anne çocuk arasındaki ilişkilerin sınırlı ve yetersiz olması olumsuz çevre koşullarını oluşturtur. Bunlar aynı zamanda zihinsel gelişimi de olumsuz yönde etkilemektedir. Ancak olumsuz çevre koşullarının tek başına zihinsel engele yol açtığı düşünülmemelidir.

Beyinde Oluşan Hasarlar;

Burada zihinsel yapısı bozan en önemli etken beyinde yer alan urlardır. Bunların cinsi, büyüklüğü, yaşla beraber gelişme gösterip göstermediği önemlidir.

Kromozom Anormallikleri;
Bilindiği üzere sağlıklı her insan 46 kromozoma sahiptir. Bu genlerde insanların çeşitli özelliklerini belirleyen genlerdir. Kromozomların yapılarında görülen bozukluklar zihinsel engelliğe yol açar. Kromozomlar virüslerden, kimyasal maddelerden, radyasyon ya da ilaçlardan etkilenerek anormallikler gösterir.

2 - BÖLÜM

ENGELLİLER VE TOPLUMBİLİM

Engellilik, artık saklanıp gizlenecek bir durum olmaktan kurtulup; tartışılan, konuşulan ve çözüm önerileri sunulan bir olgu haline dönüşmüştür. Yani gündemdeki bir toplumsal olgu olarak sosyal bilimlerin temel ilgi alanlarından biri haline gelmiştir. Bireyler tek başlarına değil çevreleriyle birlikte var olur. Kendisinin toplum içinde kabul gördüğünü, önemsendiğini hissettiği anda var olur.

Sosyoloji için engelliler önemlidir. Çünkü engelliler toplumun bir parçası olmasına rağmen dışlanan kesimi oluşturmaktadır. Kimi zaman dışlanmakta kimi zaman da yok sayılmaktadır. Ama şu bir gerçektir ki engelliler vardır ve bizlerden biridir.

Modern toplumla birlikte, sosyal çevreye kendini kabul ettirme önemli hale gelmiştir. Yine modernlikle birlikte tek tip insan yaratılmıştır. Böylece gerek televizyon, gerek gazete, gerekse diğer tüm haberleşme araçlarıyla birlikte dış görünüşün çok önemli olduğu bir dünya yaratılmış oldu. Sürekli göz önünde ve çok değerli olan kusursuz bedenler, onlar için bir yıkım ayrıcalık kaynağı oldu.

Hem ekonomik gücü çok az olan ve hem de eğitim seviyeleri düşük olduğu için dışlanan engelliler, modern toplumun “kusursuz bedene” değer veren anlayışıyla başka bir açıdan da dışlanmayla karşı karşıya kalmıştır.

Yani, modern toplumla birlikte toplumun beklentileri de farklılaşmıştır. Engelliler engelsiz gibi olmaya itilmiştir. Zaten modern mimari planlamalar da engelliler düşünülmeden yapılmıştır. Engelliler belli alanlarda kalmaya, yaşamaya mecbur bırakılmıştır. Teknolojinin belki de en büyük yararı üretilen teknolojik araçlarla engelliler toplum içine daha kolay katılabilir olmuşlardır.

Engellilerden genellikle yapabileceklerinden daha fazlası beklenmektedir. Böylece onlar üzerinde bir baskı kurulmaktadır. Normalleşmeye çalışan engelliler kurumlara bağlı hale gelmişlerdir.

Sosyoloji’nin birçok bilimle bir ilişkisinin olduğu bir gerçektir. Zaten bilimlerin toplumsal yapı ya da olayları tek başına açıklamasını beklemek yanlış olacaktır. Sosyoloji, birçok alt bilim dalları olan bir bilimdir. Bu alt bilimler Kocacık’ın da belirttiği gibi bilgi, ekonomi, sanayi, kent, ahlak, din, hukuk, eğitim, aile, siyaset, köy toplumbilimi diye gruplandırmak mümkündür.(Kocacık, 2003:17–18) Bu alt dallar insanları ve yaşamlarını farklı açılardan ele alır. Yine Kocacık’ın belirttiği gibi bu alt dallar insanı;

Ekonomi ..................üretim ilişkileri içinde,
Tarih ........................geçmiş içinde,
Psikoloji....................birey olarak tek başına,
Sosyal psikoloji.........grup içinde,
Antropoloji................ kültür içinde,
Siyaset bilimi..............yönetim biçimi ilişkileri içinde ,
Sosyoloji.....................örgütsel ve grupsal ilişkileri yönünden toplum içinde ele alır.(Kocacık ,2003 ,s. 21)

Bu açıdan engelliler konusuna; yani, engellilerin sosyoloji içindeki yerine bakacak olursak özellikle de günümüz de onlara daha çok önem verildiği ortaya çıkacaktır.
Örneği, din sosyolojisi açısından engellilik, din ve engellilik arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Kula, engellilik konusunu dini başa çıkma açısından ele alarak incelemiştir.
Kula, “ dini başa çıkma bireyin yaşamında karşılaştığı kişisel ya da sosyal problemleri anlamada ve onları çözümlemede kullanılan karmaşık ve değişik bir süreç içerisinde dinin olumlu rolünün vurgulanmasıdır. (Aktaran Kula, 2005, s.60)
Yani engellilik durumu karşısında bireyin yaşadığı sıkıntılarla başa çıkmada dinin rolü büyük bir etkiye sahiptir. Dini başa çıkmada yapılan ilk faaliyet ise dua etmektir. Çünkü böylece ilahi güçten yardım istenir.
Kent sosyolojisi açısından engellilik, daha çok engelli bireylerin yaşam alanlarını, sağlanan olanakları, toplumsal ilişkileri açısından ele alır. Hukuk sosyoloji açısından engellilik daha çok onlara verilmiş ya da verilmesi gereken hukuki haklarla ilgilidir. Eğitim sosyolojisi engelli bireylerin daha çok rehabilite içinde olup olmadığı, engellilerin eğitim ve topluma uyum süreçlerini ele alır.

Sağlık sosyolojisi açısından engellilik, daha çok ülkemizdeki sağlık koşullarının yetersizliği üzerinedir. Cirhinlioğlu’nun belirttiği gibi gelişmiş ülkelerde, tıp bilgilerinin ancak sosyolojik bilgilerle uygulanabilir ya da hedefine ulaşabilir olduğu genel kabul görmektedir.( Cirhinlioğlu, 2001:7) Ancak ülkemizde sağlık konusunda önemli eksiklikler ve boşluklar vardır. Özellikle de engelliler için sağlanan olanaklar hem çok kısıtlı hem de çok yetersiz düzeydedir.

Sosyologlar son yıllarda engelliler ve engellikle ilgili farklı tartışmalar yapmaktadır. Bu tartışmaların esas konusu ise engellilerin kendilerine özgü kültürünün olup olmadığıdır.

Bu soruya cevap olabilecek çalışmaların sonucu şöyledir; “engelli bireylerin ℅ 74’ ünün kendini toplumun diğer bireylerinden farklı , ℅ 45’ inin kendini bir azınlık mensubu olarak gördüğü saptanmıştır. Bazı engelliler ise “engelinin” yaşamı kendini ifade etmede önemli bir etkisi olmadığını ifade etmişleridir. Hatta engelini “yaşamında yapabileceklerinin lezzeti” olarak görenler de vardır.” ( Aktaran:Aysoy, 2004:37)

“ Kültür; değerleri, töreleri, adetleri, gelenekleri, dili, tarihi ve deneyimleri, folkloru nedeniyle bir arada olma ruhu ve kimliği olarak tanımlanacak olursa işaret dili, Braille alfabesi, engelliler ile kutlanan özel günler, sol ayağım filmi veya görme engelli sanatçıların yaptıkları resimler gibi sanat eserleri engelli bireylerin günlük yaşamdan hikâyelerini kapsayan arşivler, oluşturdukları politik ve sosyal baskı grupları yapılan araştırmalarda kendilerini genel içinde ayrı hissetmeleriyle farklı bir kültürlenmeden bahsetmek mümkündür.” ( WeBCaNaVaRi'na Üye Olmadan Link'leri ve Kod'ları Göremezsiniz.
Link'leri Görebilmek İçin. Üye Ol. veya Giriş Yap.
www.ozida.gov.tr
)

Ancak onların kendilerine göre farklı alanlarla uğraşmalarının, kendilerine ait değerlerinin, kültürlerinin vb. olması, onların gereksinimlerinin farklı olmasından kaynaklanmaktadır.

Toplumun üzerine düşen görev de engellilerin bu farklı gereksinimlerinin farkında olup, ona göre yaşam alanları yaratmaktır. Sosyologların görevi ise topluma, engellilerin toplumun bir parçası olduğu bilincini kazandırmaktır. Toplumun engellilere yönelik ön yargılarını yıkmaktır.

Toplumun ön yargıları engellilere yapılan ayrımın temelini oluşturmaktadır. Yersiz önyargılarla gereksiz yere engellilere bir “ etiket” yapıştırıyorlar. Engelli bireyleri için kullanılan özürlü, kör, sağır, sakat gibi nitelendirmeler onların kişilikleri ile durumları arasında özdeşim kurmalarına neden olur. Bu durum ise ayrı bir yıkım ve soyutlanmaya yol açar. Etiketlenmeye maruz kalan engelliler hem kendileri hem de aileleri açısından bir olumsuzlukla karşılaşır. Hem etiketleme hem de farklı şekildeki nitelendirmeler yaratarak toplumun bütünlüğünü bozar. İşte tüm bu nedenlerden dolayı engelliler sosyoloji açısından önemlidir. Toplumun engellilerin kendi başlarına bir şeyler yapabileceklerini hissettirmesi gerekir. Bu açıdan sosyolojinin bireyleri, dolayısıyla da toplumu bilinçlendirmesi gerekir. Bunun içinde önce olan sorunu ortaya koyup sonra da çözüm önerileri getirilmelidir.


WeBCaNaVaRi Botu

Bu Site Mükemmel :)

*****

Çevrimİçi Çevrimİçi

Mesajlar: 222.125


View Profile
Re: Toplumbilimsel Açıdan Engellilik Sorunsalı 1
« Posted on: Eylül 20, 2019, 11:25:22 ÖS »

 
      Üye Olunuz.!
Merhaba Ziyaretçi. Öncelikle Sitemize Hoş Geldiniz. Ben WeBCaNaVaRi Botu Olarak, Siteden Daha Fazla Yararlanmanız İçin Üye Olmanızı ŞİDDETLE Öneririm. Unutmayın ki; Üyelik Ücretsizdir. :)

Giriş Yap.  Kayıt Ol.
Anahtar Kelimeler: Toplumbilimsel Açıdan Engellilik Sorunsalı 1 e-book, Toplumbilimsel Açıdan Engellilik Sorunsalı 1 programı, Toplumbilimsel Açıdan Engellilik Sorunsalı 1 oyunları, Toplumbilimsel Açıdan Engellilik Sorunsalı 1 e-kitap, Toplumbilimsel Açıdan Engellilik Sorunsalı 1 download, Toplumbilimsel Açıdan Engellilik Sorunsalı 1 hikayeleri, Toplumbilimsel Açıdan Engellilik Sorunsalı 1 resimleri, Toplumbilimsel Açıdan Engellilik Sorunsalı 1 haberleri, Toplumbilimsel Açıdan Engellilik Sorunsalı 1 yükle, Toplumbilimsel Açıdan Engellilik Sorunsalı 1 videosu, Toplumbilimsel Açıdan Engellilik Sorunsalı 1 şarkı sözleri, Toplumbilimsel Açıdan Engellilik Sorunsalı 1 msn, Toplumbilimsel Açıdan Engellilik Sorunsalı 1 hileleri, Toplumbilimsel Açıdan Engellilik Sorunsalı 1 scripti, Toplumbilimsel Açıdan Engellilik Sorunsalı 1 filmi, Toplumbilimsel Açıdan Engellilik Sorunsalı 1 ödevleri, Toplumbilimsel Açıdan Engellilik Sorunsalı 1 yemek tarifleri, Toplumbilimsel Açıdan Engellilik Sorunsalı 1 driverları, Toplumbilimsel Açıdan Engellilik Sorunsalı 1 smf, Toplumbilimsel Açıdan Engellilik Sorunsalı 1 gsm
Sayfa 1
Yukarı Çık :)
Gitmek istediğiniz yer:  


Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntü Son Mesaj
Toplumbilimsel Açıdan Engellilik Sorunsalı 2
Engelliler Forumu
-o_o-GökhaNur-o_o- 1 1283 Son Mesaj Eylül 08, 2012, 04:07:27 ÖS
Gönderen : Anqel*
Toplumbilimsel Açıdan Engellilik Sorunsalı 1
Engelliler Forumu
-o_o-GökhaNur-o_o- 0 270 Son Mesaj Mart 08, 2012, 06:52:31 ÖS
Gönderen : -o_o-GökhaNur-o_o-
Toplumbilimsel Açıdan Engellilik Sorunsalı 2
Engelliler Forumu
-o_o-GökhaNur-o_o- 0 294 Son Mesaj Mart 08, 2012, 06:52:56 ÖS
Gönderen : -o_o-GökhaNur-o_o-
Zihinsel Engellilik Ve Iletişim
Engelliler Forumu
-o_o-GökhaNur-o_o- 0 474 Son Mesaj Mart 09, 2012, 08:31:40 ÖS
Gönderen : -o_o-GökhaNur-o_o-
Toplumbilimsel Açıdan Engellilik Sorunsalı
Engelliler Forumu
-o_o-GökhaNur-o_o- 0 346 Son Mesaj Mart 09, 2012, 08:48:22 ÖS
Gönderen : -o_o-GökhaNur-o_o-


Theme: WeBCaNaVaRi 2011 Copyright © 2011 Simple Machines SiteMap | Arşiv | Wap | İmode | Konular