Duyurular
27.10.2007 yılında kurduğumuz webcanavari.net Bugün itibariyle 12. yaşına girmiş bulunmaktadır. Bu uzun süre zarfında desteklerini esirgemeyen eski / yeni ve mevcutta bulunan yönetim kadromuza, saygıdeğer üyelerimize teşekkür ederiz.

0 Üye ve 1 Ziyaretçi Konuyu İncelemekte. Aşağı İn :)
Sayfa 1
Konu: Kim Için Hangi Ürün?  (Okunma Sayısı: 5906 Kere Okundu.)
« : Mart 12, 2011, 03:03:09 ÖS »
Avatar Yok

Mavi_Kiyamet
*
Üye No : 26505
Nerden : Yurt Dışı
Cinsiyet : Bayan
Konu Sayısı : 12252
Mesaj Sayısı : 47.788
Karizma = 55161


 Genel başlıklarıyla değerlendirirsek ülkemizde 4 ana bantta ürün bulunmaktadır.

Bu ürünler amacınıza uygun olarak değerlendirilip beslenme programınıza senkronize edilmelidir. Kulaktan dolma, sadece satış yapma amaçlı sizi önemsemeyen firma ve bayileri iyi ayırmanızı öneririm. Alacağınız ürünün nereden ve nasıl geldiği, üretim şartları ve en önemlisi üretim tesisinin vizyonel görünümü en önemli kurallardır. Bir ürünün üretim esnasında sterilizasyonu o firmanın ciddiyetini gösteren en önemli faktördür.

Yurtdışı hammaddelerinin ithalatı hakkında onaylı dökümantasyon ise ülkemizde ne yazık ki pek çok firma tarafından nedense verilmez. Son dönemde hızla türeyen firmaların ürün kalite sertifikasyonlarını mutlaka isteyin! Her önünüze gelen satıcıdan ürün almayın ve ürünü mağaza sahibi kişiler veya direkt firmadan almaya özen gösterin. Msn üzerinden satış yapmaya çalışan, sermayesi ancak 3-4 bin lira olan kişilerden dürüstlük beklemek pek doğru olmaz.

 

GAINERLAR:

İnceleyeceğimiz ürünlerin başında sıklıkla kullanılan Gainer türü kilo aldırıcılar gelmekte.

Bu tür ürünler genel olarak karbonhidrat ve protein karışımı içermektedirler. Maltodekstirn, dextroz ve kristalize fruktoz bilinen en etkili karışımdır. Bu karışıma genelde whey protein eklenir ve b12, demir ve çinko ilavesiyle formül zenginleştirilir. RNA ve DNA üretiminde ve hücrelerin bölünmesinde metabolizmaya büyük yardımları olan B vitaminleri gainerlar  için çok önemlidir. Bu ürünlerin aynı zamanda Arjinin ve  glutamin gibi bir çok önemli amino asitin etkinliğini artırmak ve kalojen oluşumunu sağlamak için C vitamini taşıması da önemli bir özelliktir. C vitamini aynı zamanda demirin emilimini önemli ölçüde  artırır. Demir kaslardaki myoglobin (kaslardaki kırmızı pigment) üretiminde ihtiyaç duyulan ana maddelerden birisidir. Kırmızı kan hücresi yapımı için demir esastır ve çok güçlü performans maddelerinden çoğu kırmızı kan hücreleri üzerinden etkinlik göstermektedirler. İyi bir gainer servis başına 5 ila 7 gram demir içermelidir. Size burada birkaç önemli tüyo vermek istiyorum…

Bunlardan biri Gainer’la birlikte 500-1000mg C vitamini almanız, C vitamini kaslara ürünün daha iyi taşınmasına yardımcı olacaktır.

Bir ikinci etkin yöntem gainer’ın içine tarçın katmanızdır.Tarçın insülin salgısının doğal yoldan uyarılmasını sağlayarak gainerın içindeki karbonhidratın daha iyi emilimine olanak tanır.

Profesyonel sporcuların kullandığı bir diğer yöntem ise gainerla birlikte haşlanmış bir kaç kaşık bezelye tüketilmesidir. Latince ismiyle Pisum Sativum yani bezelye, yüksek oranda arginine içermekte ve bu madde gainerın kan akışına girişini hızlandırmaktadır.

 

 

Peki, kilo aldırıcılar nasıl çalışıyor?

Kilo aldırıcıların çalışması vücudumuzda bulunan insülin hormonu salgısının tetiklenmesiyle ilgilidir.

İnsanlığın tarımı ve yiyecek üretimini icat etmesiyle birlikte günlük diyetindeki karbonhidratların oranı yağlara ve proteinlere göre onbinlerce  yıldır alıştığı ve genlerinin buna göre evrildiği avcı toplayıcı diyetine nazaran çok artmıştır. Hatta şahsi düşünceme göre burada günümüz obezite problemine evrimsel adaptasyon açısından basit bir tezden bahsetmek istiyorum. İnsan yapımı olan tarımsal karbonhidratlar, yani buğday, pirinç, kurubaklagiller ve benzerleri insan toplumlarının avcı toplayıcı hayattan yerleşik hayata geçişi sonucu üretilip tüketilmeye başlanmıştır. Bundan önce insan metabizmasının ürettiği doğal insülin salgısı tüketilen karbonhidratları işlemek için yeterli olurken yerleşik hayata bağlı olarak karbonhidrat üretim ve tüketimi fazlalaşan ve hareket kabiliyeti önceki döneme göre hemen hemen sıfıra düşen Homo Sapiens, yani insan, obezite ile karşı karşıya gelmiştir. Bunun anlamı şudur: Obezite yani şişmanlık metabolik adaptasyon sürecinin evrimsel bazda karbonhidratlara karşı tam olarak yeterli tepkiyi gösterememesinden kaynaklanmaktadır.Söyediğim üzere bu bir şahsi tezdir sadece.Devam edelim…

Aldığınız bütün  karbonhidratlar metabolizmada glikoza dönüştürülür. Glikoza dönüşen bu karbonhidratın hücrelerin içine girmesini sağlayan ana madde ise az önce bahsettiğimiz insülindir. İnsülin, karbonhidrat ve proteinlerin kas içi hücrelere taşınmasını sağlayan kilit maddedir ve en iyi şekilde dışarıdan yüksek miktar karbonhidrat alımıyla tetiklenir.

İnsülinin kas yapımına etkili olabilmesi için yüksek doz karbonhidrat esastır. Gainer türü ürünler bünyelerinde barındırdıkları doğru oranlı karbonhidratla insülinin tetiklenmesini sağlayarak metabolizmanın anabolik etkinliğini arttırmaktadırlar. Özellikle kas kütlesi kazanılmak istenen zaman diliminde ve hatta müsabaka öncesi kas kütlesinin korunması için doğru zamanlamayla(tekrar ediyorum…müsabaka öncesinde doğru zamanlamayla) kullanıldığında çok etkili sonuç verme potansiyeli vardır. Gainer türlerinin nasıl ve hangi amaçla kullanıldığını şimdi kısaca inceleyip örnekleyelim:

 

Kilo alma döneminde gainer türü ürünler 4 ana zamanda kullanılabilme potasiyeline sahiptirler.

Bunlar ;

-sabah kahvaltısı öncesi,

-antrenman öncesi,

-antrenman sonrası ve

-yatmadan öncedir.

Antrenman öncesi servis antrenmandan 40 dakika önce alınmalı, antrenman sonrası servis ise antrenmandan 10 dakika sonra alınmalıdır. Antrenman öncesi ve sonrası gainer karışımının içine creatine ve glutamine eklenmesi tavsiye edilir. Creatine ATP sentezini hızlandırırken glutamine antrenmanda kaslar tarafından en çok kullanılan amino asittir. Bu iki maddenin gainer’in içine eklenmesi çok kısa zamanda harika sonuç verir.

Bu açıdan profesyonel seviye sporcuların kullandığı bir diğer bitkisel takviye ise Brassica Olerace ekstrasıdır.

Brassica Olerace bildiğimiz beyaz lahanadır. Beyaz Lahana çok güçlü bir insülin tetikleyici doğal maddedir.Antrenman sonrası gainerın yanında tüketilecek taze yapraklar veya bulabilirseniz konsantre tabletler bunun için son derece etkilidirler.

 

Ülkemizde pek çok sporcu gainer türlerini müsabaka hazırlık dönemi elimine eder. Amerikalılar ise son döneme kadar gainer kullanırlar. Müsabaka hazırlık dönemi gainer kullanımında tek fark günde sadece 2 zamanda kullanılmasıdır. Bu dönemde gainer sabah ve antrenman sonrası kullanılacaktır. Burada creatine karışımdan çıkarılarak glutamine’in dozajının yükseltilmesi önerilir. Müsabaka hazırlık döneminde glutamine olağanüstü önemlidir. Gainer türü ürünler aynı zamanda performans sporcuları, özellikle futbol ,basketbol ve yüzme gibi yüksek karbon ihtiyacı barındıran spor dallarında da önemlidirler. Amerika’da zırhlı futbol oyuncularının çoğu ve pek çok yüzücü tüm yıl boyunca bu tür ürünleri kesmezler.

 

PROTEİNLER VE AMİNO ASİTLER:

Proteinler çoğumuzun bildiği üzere hücrenin yapı taşlarıdırlar.Amino asitlere ayrılan proteinler kas içi ve hormonal diğer fonksiyonların senkronize ve sağlıklı sürdürülmesi için birinci dereceden önem barındırırlar. Konumuzun girişinde bahsetmiş olduğumuz herhangi bir temel elementin yeterli alınmaması durumu proteinlerde de söz konusudur. Genel olarak kilo başına 2 gram birinci sınıf protein önerilir. Peki birinci sınıf protein ne demek?

Birinci sınıf protein esansiyel yani elzem olan 11 adet amino asidi bünyesinde bulunduran protein kaynağı anlamına gelir. Vücutta (ve genel olarak omurgalılarda) daha basit (veya daha karmaşık) başlangıç maddelerinden başlayarak sentezlenemeyen ve dolayısıyla besinlerle birlikte alınması zorunlu olan amino asitlere verilen addır.

 Bunların sayısı 9'dur: Histidin, izolösin, lösin, lizin, metionin , fenilalanin, treonin, triptofan ve valin.

Gün içinde alacağınız protein oranının ihtiyacınız olan bu elzem amino asit karışımı için yeterli olması gerekmektedir.İşte burada bize yardımcı olabilecek 2 ana besin takviyesi var. Protein tozları ve Amino Asitler. Peki pratik olarak bunlar nasıl kullanılmalı? Çok basit bir örnek verelim amatör sporcumuz 70 kilo olsun, her vücut ağırlığı başına 2 gram protein gerektiğini var sayarsak(özel dönemler ve yöntemler hariç) bu durumda sporcumuzun günlük protein ihtiyacı 140 gram olacaktır. Bu 140 gramın 100 gramını normal besinlerden, kalan 40 gramını ise protein tozlarından alması hem zaman, hem de etkinlik bakımından avantaj sağlar. Bu 40 gramlık oran metabolizmanın proteine en çok ihtiyaç duyduğu zaman dilimine denk getirilmelidir. Yani antrenman öncesi ve sonrası. Genel olarak 40 gramın bir seferde değil, iki ayrı seferde alınması ise tam emilim bakımından avantaj sağlar. Bazı durumlarda protein tozu alımı akşam geç saatlere kayabilir. Bu saatlerde basit karbonhidrat alımından kaçınılması gerektiği düşünülmektedir. Bu durum sporcunun hangi amaca göre diyet yaptığına bağlı bir olgudur.Sporcu müsabaka hazırlık dönemindeyse bu yöntem mantıklıdır.

 Sporcu kas kütlesi ve kilo kazanmayı amaçladığı dönemde ise akşam saatlerinde yağ oranı minimal karbonhidrat kaynaklarını rahatlıkla tüketebilir. Karar burada antrenör ve sporcuya kalmıştır.

 

Bunun yanında bir de tablet ve sıvı amino asitler vardır.Amino asitler aslında bir beslenme takviyesi klasiği. 90’lı yıllardan önce sıklıkla kullanılan ama protein tozu döneminden sonra popüleritesini yitiren bir takviye. Aslında hala çok etkili ve yeni teknolojiyle elde edilen ürünler son derece işe yarar. Amino asitlerin protein tozundan farkı size ayrıştırılmış şekilde sunulmalarıdır. Protein tozu metabolizmada amino asitlere dönüştürülürken, amino asit tabletleri direkt kana karışır ve çok hızlı hareket ederler. Tek ve en önemli sorunları vardır. Dozajın düşük olması. Protein tozunun porsiyonundan 30 gram protein yani 30.000mg amino asit alırken, 30 gram amino asit almak için 30 tablet 1000lik amino asit yutmanız gerekir Kİ bu  karaciğer ve böbrek sisteminiz için intihar etmekle eş değer bir etkidir.Bu yüzden amino asitlerin etkinliğini arttırmak ve doğru kullanmak için öğünlerle birlikte ve antrenmandan hemen sonra, yani protein tozundan veya gainer’dan önce kullanmanızı öneririm.Şimdi gelin protein tozlarına ve özelliklerine kısaca değinelim.


İnek sütü temelli proteinler:

 Yağlı sütten elde edilmiş protein tozları: Süt proteini basit bir filtrasyonla yağ ve laktozdan ayrılabilir. Bunun sonucunda iki temel maddeyi elde ederiz. Casein ve Whey.

Bu durumda ortalama % 80 casein elde edilirken % 20 dolaylarında whey kazanılır. Bu iki maddenin molekül ağırlıkları ve hareket kabiliyetleri açısından değerlendirilmeleri ile özel amaçlar doğrultusunda daha yoğun ve özel filtrasyon tekniklerine tabi tutulurlar. Bunlardan birincisi ve en basiti milk protein concantrate yani süt proteini konsantresidir.MPC. Süt proteini konsantereleri % 80 dolayında protein % 5-10 dolaylarında laktoz içerirler.Kullanılan teknik genelde ultrafiltrasyon’dur. Ultrafiltrasyon tekniği değişik katmanlarda farklı ısı derecelerinin kullanılması yöntemidir. Aynı yöntemle elde edilen bir diğer ürün ise süt proteini izolesi yani milk protein isolate’tır. MPI.  Diafiltrasyon isimli yöntemle yağdan arındırılmış sütten elde edilir. % 90 dolaylarında protein  çok düşük oranda laktoz ve yağ barındırır.


 Casein temelli protein tozları:

Casein proteininin molekül ağırlıkları whey proteine oranla daha yüksek olduğundan kanda stabil kalma süreleri de daha yüksektir. Bu durumda amino asit salınımı da daha uzun süre devem eder. Yavaş emilimli bu tür protein tozlarının en önemli avantajı metabolizmayı anabolik prosede daha uzun tutabilmeleridir. Ana öğün aralarında yatarken ve diet esnasında tercih edilirler. Bunlardan en önemlileri; Caseinate, micellar casein ve hidrolize casein’dir. Yoğun deri şişkinliği ve su tutma problemi yaratırlar. Defination’u kapatma riski barındırırlar.

Caseinate: Caicium caseinate, sodium caseinate veya potasium caseinate olmak üzere üç formda bulunur. % 90 dolaylarında protein taşırlar.

Micellar casein(MC): Microfiltrasyon tekniği kıllanılarak laktoz,yağ ve whey’den arındırılarak elde edilir. Düşük ısıda seramik filtre yönteminin kullanılması yağ oranını dramatik olarak düşürür. Normal caseinate’a istinaden su ve sütle karışması hayli zordur ve karıştığında ağır bir kıvam alır. Özellikle gece alınabilecek bir protein tozu türevidir, metabolizma da 8-12 saat arası amino asit konsantrasyonlarını yüksek tutar.

Hydrolyzed casein protein(HCP): İsminden de anlaşılacağı gibi casein proteininin hidrolize edilmiş formudur. Ana etkisi amino asit zincirleri üzerinedir, kısa zincirli proteinleri barındırır ve emilim hızı açısından micellar casein’e oranla daha hızlıdır. Bu tür protein tozlarıyla karşılaştığınızda kontrol etmeniz gereken ilk faktör ne kadar proteinin hidrolize edildiğidir.HCP’ler casein temelli proteinler içinde şu anda en kaliteli olanlardır. Whey kullanma imkanınız yoksa idman öncesi ve sonrasına tercih edilebilirler.

 

Whey protein tozları:

 Casein’e nazaran çok daha kısa amino asit dizilimlerini bünyelerinde bulundurduklarından emilim ve yarar oranları yüksek ve etkilidir. Bilindiği üzere idman öncesi ve sonrası tercih edilebilecek en mükemmel protein tozlarıdır. Düşük molekül ağırlığın en önemli sebeptir.

Whey’in en önemli özelliği bazı özel protein parçalarını bünyesinde yüksek oranda bulundurmasıdır; Bunlardan en önemlisi beta-lactaglobulin’dir. Beta-lactaglobulin whey’in içindeki en önemli parçasıdır ve BCAA’ların kaslara hızlı transferazına olanak tanır. Aynı şekilde alpha-lactalbumine’de BCAA akımına hız açısından katkıda bulunmaktadır. Diğer yönden serum albumin peptidleri bünyesinde bulunan glutathione isimli madde iki yıldır önemli bir antioksidatif-oksidant olarak ilgi görmektedir.

Metabolizmanın savunma sistemini güçlendiren immunoglobulin,lactoferrin, ve lactoperoksidaz whey proteinin yüksek miktarda barındırdığı diğer önemli maddelerdir. Merak eden okuyucular bu maddelerin işlevlerini araştırabilirler.

 

Whey protein concentrate(WPC): Konsantre whey’in iki şekilde elde edilme yöntemi vardır. Ultrafiltrasyon ve Diafiltrasyon. Bunun sonucu olarak %70-80 dolaylarında protein taşırlar. Az miktarda yağ ve karbonhidrat içermek gibi bir dezavantajları vardır. Bazı markalar bu açığı yağın besleyici özelliğini öne sürerek kapatmaya çalışamaktadırlar. İyi bir WPC’nin porsiyon başına yağ oranı 1 gramı geçmemelidir. Whey proteinler içinde en yavaş kana karışma özeliğine sahiptir. Yüksek gramajlı ambalajlarda bulunması ve ucuz olması tercih edilmesini sağlar. Amatör ve yeni başlayan sporcular için en uygun whey çeşitidir.

 

Whey protein isolate(WPI): Konsantre whey proteinin bir basamak üstüdür. Elde edilme aşaması iki türlüdür; Uzun filtrasyon veya ion-exchange chromatography.

Son filtrasyon sistemi olan ion-exchange yönteminde hidroklorik asit ve sodyum hidroksit kullanılır. Elde edilen protein oranı % 90-93’tür. Fakat bu protein oranını yakalamak için yapılan kimyasal işlemlerin bir çoğunda girişte bahsettiğimiz yararlı protein parçalarının bir çoğu kaybolur. Emilim hızı ve protein yüzdesi burada en önemli amaçtır. 15-20 dakika içinde idmandan zarar gören kas dokularını amino asit’e boğar.

 

Whey protein hydrolysate( WPH): İdman sonrası kullanılabilecek uygun bir protein tozudur. Amino asit profili olağanüstüdür. 10-15 dakika içinde sistemi tamamen anabolik proseye sokar. Tat açısından nötrdür. Elde edilme yöntemi çok pahalı olduğunda fiyat yüksek, gramajı düşüktür. Profesyonel ve maddi durumu çok iyi sporcuların tercih ettiği ve edebileceği en iyi proteindir.

 

Bu üçünün dışında özellikle Amerika’da her geçen gün yeni protein elde etme yöntemleri geliştirilmektedir. Piyasada bulunduğunda yabancılık çekilmemesi açısından bu yöntemlerin bazılarını yazıyoruz; Dynamic membrane filtration, Electro filtration, radial low choromatography ve en son yöntem nanofiltration. Bu tür protein tozlarıyla karşılaştığınızda ürün detaylarını bize tam olarak bildirerek uzman ekibimizden bilgi alabilirsiniz.

 

Keçi sütü proteinleri

Ülkemizde henüz bulunmamasına rağmen Amerika’da süt proteinine alternatif olarak geliştirilen bir üründür. Laktoza alerjisi olan kişilerin tercih edebileceği en iyi türdür.

Keçi sütü , inek sütüne oranla çok daha steril ve besleyicidir. Dayanıklılık arttırıcı enzimleri bünyesinde bulundurur. Etiyopya’lı ve Kongo’lu uzun mesafe maraton atletlerinin Afrika’da her sabah koşmadan bir saat önce bir bardak taze keçi sütü içtikleri bilinmektedir.

 

Keçi sütü protein tozu: Süt proteini konsantresi ile aynı yöntemle elde edilir. Protein oranı % 65-75 arasında değişkenlik gösterir.Yağ oranı yüksektir. Ölçü dönemi, özellikle cycle esnasında off sezonda gün içinde yemeklerle birlikte tüketilmektedir. İçimi ağır olduğundan hazırlanış esnasında tatlandırıcı kullanılabilir.

 

Keçi sütü whey proteini: Keçi sütünden elde edilen whey protein oaranı % 15-20 dolaylarındadır. Yağ oranı yine yüksektir.

 

Yumurta Proteinleri

 Yumurta proteini yüksek miktarda sülfür taşıyan amino asitleri bünyesinde bulundurur. Etkinlik endeksini arttıran en önemli faktör budur. Diğer yönden sporcuların bilmesi gereken önemli bir detay var; Yumurta beyazının son bir yıldır yeni bir elde edilme yöntemi var  “nötralize etmek “ . Bu yöntem için firmalar Avidin isimli bir kimyasal kullanıyorlar. Avidin bir çeşit glikoprotein. Yumurta beyazında yoğun bulunuyor ve en önemli negatif özelliği metabolizmanın biotin oranlarını düşürmesi. Biotin, protein-karbonhidrat ve yağ metabolizmasında önemli rol oynuyor. Yumurta temelli protein tozu satın almak istediğinizde üzerinde: Egg protein, Egg white protein, egg white solid veya egg white albumin yazmasına dikkat edin ve  “neutralized egg white “ibareli ürünlerden uzak durmaya çalışın.

Son bir detay olarak, yumurta proteinleri vücudun su tutmasına neden olduklarından müsabaka hazırlık evresi için kesinlikle uygun değillerdir. Şahsi fikrim bu ürünlerden olabildiğince uzak durularak saf yumurtayı fazla tüketmek üzerine kuruludur. Vücut Geliştirmenin altın dönemi olan 60 ve 70lerde Arnold, Frank Zane, Dave Draper gibi sporcular günde 15-20 yumurta yerlerdi. Hatta Tom Platz dönemi olan 80 başlarında bile bu gelenek sürmüştür. Doğal yumurta varken bunu destek olarak kullanmak sporcunun mali gücüne kalmış bir olgudur. Kullananların yatmadan önce içmesini tavsiye ederim. Benim şahsi fikrim bu zaman diliminde 5-6 tam yumurta ve 100 gram kaşardan yapılmış omletin yanında 30gr whey protein karışımıdır. Bu yöntemi ve saf yumurta beyazı tozunu karşılaştırdığınızda etkinin nasıl olduğunu göreceksiniz.

 

Bu noktada protein tozlarının etkinliğini arttırmak için birkaç yeni yöntem vermek istiyorum:

Bunlardan birincisi alınan karşımın yanında B vitamini içeren tablet almaktır.Yanlız buraya dikkat! Alıcak olan bu B vitamini takviyesini ancak günde bir defa alabilirsiniz.Bunun en uygun iki zaman diliminde olacağını düşünürsek, alınacak tableti ikiye bölerek sabah kahvaltısı ve antrenman sonrası şeklinde kullanmamız mümkündür.

Bir diğer yöntem ise Magnezyum takviyesidir. Magnezyum; protein ve nükleik asid sentezinde, hücre dönüşünde, iskelet ve mitokondri bütünlüğünde, plazma membranına maddelerin bağlanmasında (buraya dikkat…Plazma membranına maddelerin bağlanmasında, buna bütün besin elementleri dahildir!!!) kemikteki kalsiyum dağılımında, sinir uyarıları ve kalp atışları dahil olmak üzere bütün kas kasılmalarında gerekli bir katyon.

ATP üretimi dahil olmak üzere birçok enzim sistemlerinde ve karbohidrat metabolizmasında kofaktördür. Buna bağlı olarak DNA oluşumunda, ve protein sentezinde yer alır. Bu açıdan yaklaşıldığında alınan yüksek doz protein takviyesinin gerekli görevi yerine getirebilmesi için Magnezyum esas elementlerden birisidir.Her servisin yanında alınacak 50mg’lık doz yeterlidir.

 


Son ve bir diğer protein tozu etkinlik arttırma yöntemi ise tamamen bitkisel kökenlidir.

Ginger officialis…Zencefil:

Bu bitkinin sindirimi kolaylaştırıcı,kan damarlarını açıcı ve metabolizma ısısını arttırıcı etkisi vardır ve bu etki sanıldığından çok daha yüksektir.Zencefil bünyesinde yüksek miktarda kapsiasin ve arginine içerdiğinden antrenman öncesi protein tozuyla birlikte alınacak en etkili bitkisel takviyedir.Kapsiasin vücudun ısısını arttırıp antrenman öncesi ısınmaya ve yüksek şiddete onu hazırlarken, arginine ise kan damarlarını genişleterek alınan proteinin kasların içine taşınmasına yardımcı olur.Bu takviyenin özellikle antrenman öncesi protein tozuyla birlikte alınması önerilir.

 

 

Bu bahsettiklerimiz toz halde bulunan protein destekleriydi.Bir de konu başında değindiğimiz amino asit tabletleri var. Amino asit tabletleri de yine Arnold döneminde en sık kullanılan takviyelerin başında gelirdi. Arnold’un rakibi Sergio(ki kanımca Arnold’dan daha iyidir) her saat başı amino asit yutmasıyla tanınırmış. O yıllar Amerikan sistemini yeni tanımaya başlayan Schwarzenegger’in ilk Amerikalı antrenörü ve Gold’s Gym’in kurucusu rahmetli Joe Gold o dönem amino asit tabletlerini yumurtadan sporcuları için özel olarak yaptırır ve dağıtırmış. Hatta yanlış hatırlamıyorsam, Frank Zane müsabakaya 2 hafta kala protein ihtiyacının yarısını amino asit tabletlerinden alırdı. Tabii bunlar çok ama çok eski sistemler olarak arşivlenmiş bilgilerdir. Günümüz modern sporcularını ve hatta profesyonel modelleri incelediğimiz zaman daha farklı yaklaşımlar görmekteyiz. İki defa Mr.Olympia Jay Cutler’ın beslenme programında amino asit tableti yok fakat yüksek doz protein tozu var. Yine aynı şekilde Dexter Jackson gainer’ın içine protein tozu ekleyerek bunu günde 2-3 sefer tüketmekte. Coleman ise güne izole whey protein içerek başlamaktadır.

Ülkemizde yüksek definationlu sporcularda dikket ettiğim en önemli nokta mutlaka yüksek doz amino asit kullanmaları olmuştur. Bunun altında yatan en önemli sebep şüphesiz bu şekilde kalori alımını olabildiğince minimal tutarak kas yıkımının önüne geçmek ve mevcut yağ stoklarını maksimal şekilde yakıp yok etmektir. Özellikle cardio öncesi ve cardio esnasında alınacak amino asit takviyesi kas ölçüsünü korumakta çok etkili bir yöntemdir.

Bazı model ve mankenlerin de cardio öncesi carnitine ve amino asit tableti aldıklarını belirtmek isterim. Aktör Brad Pitt Fight Club ve Truva’ya hazırlanırken günde 2 servis protein tozu ve 2000mg’lık 20 tablet amino asitler desteklenen bir program izlemiştir.

 

 Bunların dışında birde özelleştirilmiş tek veya çoklu amino asitler vardır. Bunların en kullanışlı olanları Bcaa(yani dallı zincirli amino asitler), Glutamine ve GH tahrik edicilerdir.

 

BCAA'ların en önemli özelliği insülin, büyüme hormonu (GH) ve insülin benzeri faktörler (IGF-1) gibi yapıcı hormonların salgılanmasına katkıda bulunmasıdır. Özellikle müsabaka hazırlık döneminde kullanılması gereken amino asit türevidir.

 

Glutamine üzerinde özel olarak durmak istiyorum.çünkü  Kaslarda amino asit havuzunun %60'ını ve vücutta toplam amino asit döngüsünün %20'sini Glutamin oluşturur.Glutamine tüm amino asitler içinde en çok fonksiyona sahip olan temel bir amino asittir ve profesyonel sporcular tarafından temel bir gıda takviyesi olarak kullanılır. Büyüme hormonun salgılanması ve antrenman esanasında kas yıkımının önlenmesi için kullanılabilecek en iyi ve tek özel takviyedir.Glutamine karbonhidratların kas içi hücrelerine sağlıklı olarak transfer edilmesi için birinci dereceden yardımcı rol oynar.Yapılan bazı araştırmaların sonuçlarına göre glutamine’in esansiyel amino asit listesine alınması bile düşünülmektedir.

 

Gh tahrik edici olarakkullanılan arginine,ornithine,lysine kombinasyonu ise özellikle doğal yoldan kas geliştirip yağ yakmak isteyenlerin kullanabileceği mükemmel takviyelerdir. Arginine metabolizmada nitrik oksit salımını da arttırdığı için pek çok pompa arttırıcı ürünün temel maddesidir.

 

 

Bitkisel Proteinler:

 

Pek rağbet edilmemesine rağmen piyasada bulunması açısından yazmak zorunluluğu hissettik. Avrupa ve Amerika’da son dönemlerde  “herbal “ çılgınlığı dahilinde  yoğun kullanım alanı bulmaktadır.

İki çeşit bitkisel protein mevcut. Birincisi herkesin bildiği üzere soya, diğeri ise ilk defa duyacağınız Kenevir proteini. Soya proteini alkol ile filtre edilerek elde edilmektedir.Glutamine ve Arginine açısından son derece yüksek olmakla birlikte emilim hızı ortadır. 20-30 dakika içinde sistemde olur. Piyasa da bulunma şekli iki türlüdür.

Soya konsantresi: Genelde % 70 dolaylarında protein içerir. Karbonhidrat ve yağ oranı yüksektir. Bazı bünyelerde gaz problemi yaratabilir.

Soya izolatı: Soya konsantresinin yağ ve karb’dan arındırılmış halidir. Protein oranı % 90’ı bulur. Diet esnasında özellikle bayanların ve bayan vücut geliştirme sporcularının kullanabileceği en iyi protein tozudur.

Kenevir proteinleri: Son bir yıldır piyasada olan bu protein türevi % 50 civarlarında protein taşır ve kenevir tohumundan elde edilir. Protein dağılımı edestin ve albumin ağırlıklıdır. EAA oranı ve esansiyal yağ asitleri bakımından çok zengin olmakla birlikte özellikle cardio çalışmasından 30 dakika önce içildiğinde çok hafif herb etkisi göstererek çalışmanın etkinliğini arttırır.

 

Bunların dışında bir de çoklu karışım protein tozları vardır.Bu karışımlarda whey,casein ve yumurta çeşitleri bir arada bulunurlar. Fiyat açısından yüksek olduklarından bu türlere verilecek ücretin yüksek kalite hızlı saf whey’e ya da yüksek kaliteli çoklu amino asitlere yönlendirilmesini mantıklı buluyorum.

 


Protein çeşitleri ve amino asitleri işledikten sonra üzerinde çok soru aldığımız başka bir ürün çeşidine…yağ yakıcılara geçiyoruz;


YAĞ YAKICILAR

 Yağ yakıcı ve defination ajanları iki ana etki mekanizması üzeriden hareket ederler. Bunlar: Termojenik ve Lipotropik mekanizmalardır.

-Termojenik mekanizmaya sahip ürünler vücudun sabit sıcaklığını arttırarak basal metabolik hızı yukarı çekerler ve bu şekilde daha çok kalori yakımını sağlarlar.

-Lipotropik mekanizmaya sahip ürünler ise yağların daha yoğun enerji olarak kullanılmasını sağlayarak veya yağın hücre içine girişini tahrik ederek etkinliklerini gösterirler.

 

Maksimal sonuca ulaşmak için bu iki özelliği bir arada kullanmak en mantıklısı olacaktır. Şimdi buna ilişkin maddeleri inceleyelim:

 

Termojenik özellikli olanlardan başlayalım;

  - Garcinia Combogia (Goraka): yüksek oranda Hidroksisitrik asit (HCA) içerir. HCA; alınan kalorileri, yağ üretiminden ziyade , glikozun depolanmış şekli olan glikojen üretiminin arttırılmasına ve depolanmasına yönlendirerek iştah arzusunu ve enerji seviyelerini etkiler. Glikojen depolarının doldurulması sonucu vücut, beynin doyum merkezine 'Yeterince yiyecek alındı' sinyalini gönderir. Buna ilave olarak karbonhidratlardan yağ asidi sentezlenmesini engeller ve sağlıklı bir şekilde kandaki lipit seviyesini yükseltir. Artan kan lipidleri yakılarak enerjiye çevrilir. Bu yüzden merkezi sinir sistemini uyarmaksızın doğal kilo kaybını destekler ve merkezi sinir sistemini uyandıran maddelerin kullanımından meydana gelen yan etkilere sebep olmaz. Yapılan bilimsel araştırmalar HCA'nın vücudun karbonhidrat metabolizmasını etkilediğini, karbonhidratlardan yağ üretimini baskı altına aldığını veya engellediğini, vücutta depolanmış olan yağların yakılmasına yardım ettiğini, doğal olarak iştahı kestiğini, yağ yakımını artırması ve glikojenlerin depolanmasının bir sonucu olarak da vücudun enerji seviyesini artırdığını göstermektedir.

 

-Capsaisin: Bir çok acı yiyeceğin özellikle biberin bu özelliğini sağlayan ana maddedir. Capsaisin vücudun bazal sıcaklığını arttırarak hem durağan halde hem de antrenman esnasında daha çok yağ yakımına yardımcı olmaktadır. Güney Asya ve özellikle Hindistan mutfağında kullanılan acı soslarda yüksek miktarda bu maddeden bulunmaktadır. Diğer bir özelliği ise sindirime yardımcı olması ve mide çeperini asidasyondan korumasıdır.

 

-EGCG (epigalokatein galat): Yine mevcut ısıyı yükselterek yağ yakımına olanak sağlayan bir maddedir. Özellikle Amerikalı Vücutçular tarafından son dönemde sıklıkla tercih edilmekte olup, düşük karbonhidrat diyetlerinde hem iştahı keserek hem de yağ yakarak iyi sonuç verdiğine işaret edilmektedir.

 

- L-Tianin: Özellikle eşil çaydan elde edilen ve diyet esansında yağ yakımına yardımcı olan çok etkili maddelerden birisidir. Yukarıda bahsettiğimiz EGCT ile kombinasyonunda sonuç iki katına çıkmaktadır. Bu iki maddenin sinerjik etki gösterebilmesi için gereken madde ise, fenilletilamin’dir.

 

-Fenilletilamin: Bu madde çok yenidir. Birleşik Devletler’de kullanımı hızla yayılmakta olup yukarıda bahsettiğimiz iki maddenin kombinasyonuyla son derece hızlı ve etkili sonuç vermektedir. Monoamine türü nöromodülatör’dür. Yani sinir iletkenliği eşiğini arttırarak daha yoğun ve sürekli katekolamin üretimini sağlamakta, böylece metabolizma sürekli ve yoğun yağ yakımına mecbur olmaktadır.

Daha pek çok termojenik yiyecek vardır. Biz burada en kullanışlı ve etkili olanlardan bahsettik.

 

Şimdi Lipotropik özellikli olanlardan önemlileri inceleyelim:

Yeşil çay: Antioksidan özelliktedir. Metabolizmayı uyarıcı, arındırıcı ve toksin giderici etkilerinden dolayı zayıflatıcı özelliklere sahiptir ve merkezi sinir sisteminin çalışmasını kolaylaştırır. İçeriğinde bulunan kafein konsantrasyonun sağlanmasına katkıda bulunarak  merkezi sinir sisteminin uyarılmasını sağlar. Zayıflatıcı özelliği lipolitik süreci (yağ yakılması) başlatmayı kolaylaştıran kafeinle yakından ilgilidir. Organizmada bulunan yağ daha basit öğelere ayrılır ve kişinin formuna katkıda bulunacak şekilde daha kolay kullanım sağlar ve yakılır. Yeşil çay optimum bir dirüetiktir. Organizmadan sıvı atılımını kolaylaştırır ve böbreklerin işlevini bozmaz. Kafein molekülleri 'yağ çözücü' trigliserid lipaz enziminin aktivitesine etki ederek lipolizi yani yağ çözünmesini uyarırlar.

-Krom Pikolinat: Uzun ve yoğun diyet süreçlerinde kuvvet vererek enerji çıkışını optimize ettiği ve iştah azalttığı klinik çalışmalarla desteklenmektedir. Sağlıklı gelişme ve güçlü bir performans için gereklidir. Krom iştahın ve özellikle şekerli gıda alma isteğinin kontrol edilmesine yardımcı olur. Ayrıca düşük kalorili diyet uygulanması durumunda yağların daha çok yakılmasına, dolayısıyla yağ kütlenin azalmasına, yağsız kütlenin muhafaza edilmesine ve bu sayede kasların korunmasına yardımcı olur. Krom kısaca kilo vermek için gösterilen eforu daha etkili kılar. Krom pikolinat metabolizmanın etkinliğini stimüle eder, kandaki şeker oranını düzenler, glikoza karşı toleransı iyileştirir. Bunun yanında kandaki kolesterolün oranını düşürmede etkilidir. Bir diğer az bilinen özelliği kan şekeri düzeyini düşürerek yağların enerji olarak kullanılmasına olanak tanımasıdır. Şahsi fikrim yağ yakıcı olarak Garcinia Combocia,yeşil çay, gurana ve kromium pikolinat’on kombine edildiği bir ürün üzerine yoğunlaşmaktır.
« Son Düzenleme: Eylül 13, 2011, 11:59:08 ÖS Gönderen : honey_face »

İstek & Öneri ve Şikayetlerinizi: WeBCaNaVaRi'na Üye Olmadan Link'leri ve Kod'ları Göremezsiniz.
Link'leri Görebilmek İçin. Üye Ol. veya Giriş Yap.
Adresine İletebiliriniz.
WeBCaNaVaRi Botu

Bu Site Mükemmel :)

*****

Çevrimİçi Çevrimİçi

Mesajlar: 222.152


View Profile
Re: Kim Için Hangi Ürün?
« Posted on: Ocak 20, 2020, 08:11:54 ÖS »

 
      Üye Olunuz.!
Merhaba Ziyaretçi. Öncelikle Sitemize Hoş Geldiniz. Ben WeBCaNaVaRi Botu Olarak, Siteden Daha Fazla Yararlanmanız İçin Üye Olmanızı ŞİDDETLE Öneririm. Unutmayın ki; Üyelik Ücretsizdir. :)

Giriş Yap.  Kayıt Ol.
Anahtar Kelimeler: Kim Için Hangi Ürün? e-book, Kim Için Hangi Ürün? programı, Kim Için Hangi Ürün? oyunları, Kim Için Hangi Ürün? e-kitap, Kim Için Hangi Ürün? download, Kim Için Hangi Ürün? hikayeleri, Kim Için Hangi Ürün? resimleri, Kim Için Hangi Ürün? haberleri, Kim Için Hangi Ürün? yükle, Kim Için Hangi Ürün? videosu, Kim Için Hangi Ürün? şarkı sözleri, Kim Için Hangi Ürün? msn, Kim Için Hangi Ürün? hileleri, Kim Için Hangi Ürün? scripti, Kim Için Hangi Ürün? filmi, Kim Için Hangi Ürün? ödevleri, Kim Için Hangi Ürün? yemek tarifleri, Kim Için Hangi Ürün? driverları, Kim Için Hangi Ürün? smf, Kim Için Hangi Ürün? gsm
Yanıtla #1
« : Nisan 26, 2011, 04:53:06 ÖÖ »
Avatar Yok

kitapkurdu100
*
Üye No : 76031
Nerden : Yurt Dışı
Cinsiyet : Bayan
Konu Sayısı : 0
Mesaj Sayısı : 7
Karizma = 0


en iyi katkısız proteın kaynağı yumurta akı spor öncesi enaz 3 4 tane Göz Kırp. ve yeşil çay
« Son Düzenleme: Nisan 26, 2011, 04:53:27 ÖÖ Gönderen : kitapkurdu100 »
Yanıtla #2
« : Ekim 08, 2012, 12:18:33 ÖS »

abra
*
Üye No : 76761
Nerden : Düzce
Cinsiyet : Bayan
Konu Sayısı : 214
Mesaj Sayısı : 1.182
Karizma = 29


teşekkürler.

Yanıtla #3
« : Kasım 06, 2012, 10:52:04 ÖS »
Avatar Yok

Violin
*
Üye No : 67011
Nerden : Bursa
Cinsiyet : Bayan
Konu Sayısı : 728
Mesaj Sayısı : 1.855
Karizma = 10040


Bilgiler İçin Teşekkürler Gülmek :)

WeBCaNaVaRi'na Üye Olmadan Link'leri ve Kod'ları Göremezsiniz.
Link'leri Görebilmek İçin. Üye Ol. veya Giriş Yap.
Sayfa 1
Yukarı Çık :)
Gitmek istediğiniz yer:  


Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntü Son Mesaj
Hangi Yağ Hangi Cilt Için Uygundur?
Moda & Güzellik
Mavi_Kiyamet 5 1564 Son Mesaj Ekim 13, 2014, 04:42:35 ÖÖ
Gönderen : hilal ı
Zayıflamak Için Hangi Yol Seçilmeli
Diyet
SheWolf 4 675 Son Mesaj Haziran 02, 2014, 11:06:16 ÖÖ
Gönderen : noraroberts
Hangi Ürün Gerçekten Zayıflatır
Kariyer ve Kişisel Gelişim
Asortik Hatun 0 474 Son Mesaj Temmuz 17, 2013, 10:32:14 ÖS
Gönderen : Asortik Hatun
Bakanlıktan 12 Ürün Için Toplatma Kararı
Güncel Haberler
Bendis 0 284 Son Mesaj Ocak 02, 2015, 03:08:45 ÖS
Gönderen : Bendis
Ünlüler Ürün Için Birbirini Ezdi
Televizyon & Radyo & Magazin
-Trinity- 0 337 Son Mesaj Kasım 05, 2015, 10:00:00 ÖÖ
Gönderen : -Trinity-


Theme: WeBCaNaVaRi 2011 Copyright © 2011 Simple Machines SiteMap | Arşiv | Wap | İmode | Konular