Duyurular
27.10.2007 yılında kurduğumuz webcanavari.net Bugün itibariyle 12. yaşına girmiş bulunmaktadır. Bu uzun süre zarfında desteklerini esirgemeyen eski / yeni ve mevcutta bulunan yönetim kadromuza, saygıdeğer üyelerimize teşekkür ederiz.

0 Üye ve 1 Ziyaretçi Konuyu İncelemekte. Aşağı İn :)
Sayfa 1
Konu: Odanda Tek Başına Dans  (Okunma Sayısı: 1193 Kere Okundu.)
« : Nisan 13, 2009, 03:34:26 ÖS »
Avatar Yok

Asortik Hatun
*
Üye No : 3762
Nerden : İzmir
Cinsiyet : Bayan
Konu Sayısı : 13389
Mesaj Sayısı : 22.842
Karizma = 58066


Biz seninle hep bayagiliktan kaçtik... Siradan, basit gündelik olandan...Küçük mutluluklari, hayatin içindeki o eksik, o kanaatkâr doyumlari degil, hep trajediyi aradik... Mükemmeli... Biz seninle hep kusursuzlugu aradik...Bizi birbirimize yakinlastiran ne varsa kutsaldi. Özeldi. Ayricalikliydi... Iliskimizden, aslinda ikimize de ait olmayan, kutsal ve kusursuz bir imge yarattik... Hayatimizda eksik kalmis ne varsa, o yarim kalmis tutkularimizi, o yarali arzularimizi, eksik çocuklugumuza ait ve içtenlikle koruyamadigimiz bütün duygularimizi bu imgeye ödünç verdik... Artik yasayan gerçek kisiliklerimiz degil, sanki bu kutsal, bu kusursuz imgeydi...Bu imge lekelenmesin, bu düs bozulmasin diye öyle çok sey gizlerdim ki senden... Içim ürperirdi böyle anlarda, kendimden çok uzak bir yere çekilirdim sanki, bilinmezlige...Aramizda öyle çok tanimlanmamis anlar; öyle kopuk, öyle basibos duygular, bana o denli ait oldugu halde sana nasil anlatacagimi bilemedigim öylesine derin savruluslarim vardi ki...Yarattigimiz ve adina ask adini verdigimiz bu kutsal imgeye sadik kalabilmek için, kendime karsi sadakatsiz davraniyordum.Seninle yanyana uzanirdik, dünyanin disindaki yaz bahçelerinde, o gerçekdisi mevsimlerin kiyilarinda... Üzüntülerimiz, içimizdeki yaralar yanyana dururdu öyle... Bizden çok bu yaralar özlerdi birbirini, o kimsesiz üzüntülerimiz...Içimdeki yaram, senin yarani özledikçe ruhumun gurbetinde daha çok hissederdim kendimi... Asil çektigim aci buydu aslinda, yanindayken kendimi yine de senden çok uzaklarda hissetmemdi...Farkederdin sürüklenis suskunluklarimi... Böyle anlarda zamani dondurmak isterdin... Zamani dondurunca içimizdeki bosluklarin kapanacagini, o gizli ürpertilerin dinecegini, tanimlanmamis anlarin ve o kopuk, o basibos duygularin tanimlanacagini, savrulmalarin bitecegini düsünürdün... Zamani dondurunca hep iyi ve mükemmel insanlar olarak kalacagimizi sanirdin... Hayata bu donmus zamandan, magrur ve korunakli bir kristalin ardindan bakinca, hiç kirlenmeden ve ebedi bir saflik halinde yasayacagimizi hayal ederdin...Oysa ne zamandan kopabiliyor, ne de hayattan gizlenebiliyorduk... Biz zamandan kopmak istedikçe, zaman bizi daha çok acitiyor, hayattan gizlendikçe o, kendisini daha çok hatirlatiyordu...Hayattan ve kendimizden korktukça kendimizi askin kutsal acisina kapatiyorduk... Hayat aci verdikçe; biz o kutsal, o ayricalikli kildigimiz acimiza daha bir sariliyorduk... Bu kutsal istirap bizi hayattan korurken, baskalarindan üstün kiliyordu....Oysa kutsallik hiç saf degildir sevgili; gücünü zayiflarin kanindan alir... Mükemmellik, kaybedeni çok, anlamsiz ve haksiz bir yaristir... Safligin içinde birçok günah gizlidir.. Ben bu kutsal askin kan kaybeden zayifiydim iste... Bu kötü yarista hep kaybedendim... Saflikti benden istedigin, ama saklayamazdim kendimden, içimde birçok günah gizliydi... Ben kaybettikçe, yarattigimiz o kutsal imge sana ait oldu... Ben günahi kabullendikçe kusursuz ve mükemmel olan sen oldun... Oysa kendisini diger insanlardan biraz olsun farkli ve özel sayan her insana zor gelir, hayatin o basit, o siradan dertleri, dogal acilari, lekelenmis tutkulari... Böyle insanlar ya kutsal olmaya soyunurlar, ya da kutsal birine adarlar kendilerini... Hayatin içinde çirilçiplak varolmak gururunu incitir böyle insanlarin... Gerçek bayagi gelir... Mükemmelin kölesi olmak, hayatin siradanligini yasamaktan daha gözalicidir çogu kez.. Kendi siradanligindan tiksinince, hayalinde yarattigi gerçekdisi bir trajediye siginirlar...Basta ben de böyleydim... O dokunulmaz güzelligini, o ulasilmaz kutsalligini gördükçe siradanligimdan tiksiniyor, yasadigim gerçek giderek daha çok bayagi geliyordu bana... Siradan biri olmaktansa, mükemmelin kölesi olmak istiyordum... Bildigim ve bilmedigim bütün zaaflarimi gizleyip, bu trajedinin cesur ve ölümsüz kahramani olmak istiyordum... Oysa gerçek hiç böyle degildi... Sadece seni yitirmekten korkuyordum... Çünkü sen özledigim herseydin... Mükemmeldin, kusursuzdun, siradanligi asmistin, en önemlisi kutsaldin... Sana ulasmam, seni etkilemem için yasadigim herseyi inkar etmem gerekti bu yüzden... Hiç olmadigim kadar iyi, hiç olmadigim kadar ince, hiç olmadigim kadar derin gözükmem gerekiyordu... Hissetmedigim seyleri hissediyormus gibi gözükmem gerekiyordu...O kutsal güzelligin benden herseyimi istiyordu... Oysa ben o herseyim neydi bilmiyordum ki... Tamamlanmamis, eksik bir varliktim... Tipki hayat gibiydim. Istedigin seyleri vermem için, hissetmedigim seyleri hissediyor gibi söylemem gerekiyordu...O kutsal ask için sana yalan da söyledim... Seni yitirmemek içindi hepsi... En zor, en gizli, en iflah olmaz yaralarimi gizleyerek anlattim sana kendimi... Seni kazanirsam, bu yaralarimdan kurtulurum saniyordum... Oysa sen o dokunulmaz güzelligine, ulasilmaz kutsalligina sigindikça hayattan gizlenirken, sana ulasmaya çalistikça kendi hayatimdan, kendi gerçekligimden daha geriye, daha asagiya düsüyordum... Ikimizde kendi gurbetimizde yasiyorduk oysa... Ne yapsak, ne etsek kendimizi özlüyorduk... Yasadigimiz aci, hayatlarimiz gibi gerçekdisiydi... Ama aciydi sonuçta... Sen hayatin bayagiligindan kaçiyordun, bense kendimden... Ama bulustugumuz yer ayni aciydi... Bizi hayattan kopartan, bizi hiç ummadigimiz kadar bencil kilan bir aciydi bu... Ve hayatla sinanmayan bu içe dönük aci, bizi hep yüzeyde tutuyordu. Çünkü en derinde yatan gerçegimize insek ne olacagini bilmiyorduk... Orada belki çildiracak, belki de gerçekten degisecektik... Tabiatimiz degisecekti... Oysa biz kendimizi kutsala adadikça, mükemmelin, kusursuzlugun pesinden kostukça, hayat bize dokunmadan, içimize hiç sizmadan geçip gidiyordu uzaklara... Tipki bize dokunmadan geçip giden hayat gibi, aslinda biz de birbirimize dokunmadan geçip gidiyorduk...Sana taptigimi söylüyordum, ama seni gerçekten tanimiyordum... Sen beni hayatin bayagiligindan, siradanligindan yanina çagiriyordun, ama aslinda beni pek tanimiyordun... Bu yüzden inanmiyordum yasadigimiz hiçbir seye... Bizi baskalarindan üstün kildigini sandigimiz bu acinin hayatta bir karsiligi yoktu, inan...Seni unutmam mümkün degil, ama ben geldigim yere geri dönüyorum. Bu kusursuzluk senin olsun... Birgün kendimi inkâr etmeye karar verirsem, bunu sadece kendim için yapmaliyim: Mükemmellik senin olsun... Sana herseyimi vermemi istiyorsun. Oysa ne seni, ne de kendimi taniyorum: Kutsallik senin olsun.. Bu ask beni tutuk, ezik, korkak yapti... Seni biraz olsun etkileyebilmek için yaptigim bütün fedakarliklarin, hayatimin en büyük bencillikleri oldugunu anladigim an kendimden kaçip kurtulmak istedim...O an anladim ki, firindan aldigim ekmegin sicakligi bu asktan daha kutsaldi... Yüzümü isitan mütevazi günes, evlerine ekmek götürdügüm çocuklarin sevinci, çay bardaklarindaki kasik sesi daha kutsaldi... O küçük mutluluklar; o eksik, ama kanaatkâr doyumlar daha kutsaldi... Evet, hayat, karanlik, bayagi, acimasiz, kirli, siradan, incitici; ama gerçek sevgili... Ona dokunabiliyorsun... Ama ben senin kutsal ve mükemmel saydigin hiçbir seye ulasamadim... Sana ulasamadigim için duydugum kaygi ve pismanliklar da bana ait degildi... Çektigim aciysa, yillardir sakladigim yaralari biraz daha gizlemeye yariyordu.. Oysa hayat çok basit sevgili, bunu bir anlayabilsek, hersey çok farkli olacak. Ve hayatin o basitligi içinde sakli derinligi, vazgeçilmezligi... Asil trajedi hayatin ta kendisi sevgili.. Hayat karanlik, acimasiz, bayagi ve kirli; ama bizim erdem sayip abarttigimiz duygusalliklardan, kendimizi baskalarindan üstün kilmak için sigindigimiz kutsalliklardan daha gerçek, daha sahici...Yillardir ruhumun gurbetinde yasamaktan tükendim...Kendi yarami görüp, ona sarilamadigim için, ondan akan kanla yillardir zehirleniyorum...Yillardir senin yaninda, ama senden çok uzakta kalmaktan sevgim aciyor..Birlikte yarattigimiz bu hayattan kopuk imgeyi birakip, kendime dogru yürüyorum... Hayati ve seni buradan seyrediyorum. Odandasin ve tek basina dans ediyorsun..Iyilik ve sevgiyle gülümsüyorum; seni sevip hissetmem için seni sahiplenmem gerekmiyor.. Oradasin ve varsin iste.. Nereye gitsem içimde hissediyorum seni..Hayatin bütün renkleri yüzünde... Odanda tek basina dans ediyorsun.Ilk kez aci çekmeden özlüyorum seni..

WeBCaNaVaRi'na Üye Olmadan Link'leri ve Kod'ları Göremezsiniz.
Link'leri Görebilmek İçin. Üye Ol. veya Giriş Yap.
Üyelerimizden Destek Bekliyoruz.
WeBCaNaVaRi Botu

Bu Site Mükemmel :)

*****

Çevrimİçi Çevrimİçi

Mesajlar: 222.148


View Profile
Re: Odanda Tek Başına Dans
« Posted on: Aralık 08, 2019, 01:15:51 ÖS »

 
      Üye Olunuz.!
Merhaba Ziyaretçi. Öncelikle Sitemize Hoş Geldiniz. Ben WeBCaNaVaRi Botu Olarak, Siteden Daha Fazla Yararlanmanız İçin Üye Olmanızı ŞİDDETLE Öneririm. Unutmayın ki; Üyelik Ücretsizdir. :)

Giriş Yap.  Kayıt Ol.
Anahtar Kelimeler: Odanda Tek Başına Dans e-book, Odanda Tek Başına Dans programı, Odanda Tek Başına Dans oyunları, Odanda Tek Başına Dans e-kitap, Odanda Tek Başına Dans download, Odanda Tek Başına Dans hikayeleri, Odanda Tek Başına Dans resimleri, Odanda Tek Başına Dans haberleri, Odanda Tek Başına Dans yükle, Odanda Tek Başına Dans videosu, Odanda Tek Başına Dans şarkı sözleri, Odanda Tek Başına Dans msn, Odanda Tek Başına Dans hileleri, Odanda Tek Başına Dans scripti, Odanda Tek Başına Dans filmi, Odanda Tek Başına Dans ödevleri, Odanda Tek Başına Dans yemek tarifleri, Odanda Tek Başına Dans driverları, Odanda Tek Başına Dans smf, Odanda Tek Başına Dans gsm
Yanıtla #1
« : Nisan 13, 2009, 03:45:51 ÖS »

CeRos
*
Üye No : 2169
Yaş : 29
Nerden : Ankara
Cinsiyet : Bayan
Konu Sayısı : 83
Mesaj Sayısı : 9.294
Karizma = 5005


sonu cok güzelmiş... yüreğine sağlıkk .. Gülmek :)
Yanıtla #2
« : Nisan 13, 2009, 08:58:41 ÖS »
Avatar Yok

BemaGül
*
Üye No : 15237
Yaş : 37
Nerden : Antalya
Cinsiyet : Bayan
Konu Sayısı : 341
Mesaj Sayısı : 4.959
Karizma = 8


inanılmazzz güzel çokk teşekkürler canım  Öptüm. +rep
Yanıtla #3
« : Şubat 02, 2014, 11:15:35 ÖÖ »
Avatar Yok

orlandobilmem
*
Üye No : 165627
Nerden : Yurt Dışı
Cinsiyet : Bay
Konu Sayısı : 0
Mesaj Sayısı : 6
Karizma = 0


fena harika
Sayfa 1
Yukarı Çık :)
Gitmek istediğiniz yer:  


Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntü Son Mesaj
Tek Başına Dans (teoman)
Karışık Videolar.
imge34 1 596 Son Mesaj Şubat 02, 2014, 11:15:05 ÖÖ
Gönderen : orlandobilmem


Theme: WeBCaNaVaRi 2011 Copyright © 2011 Simple Machines SiteMap | Arşiv | Wap | İmode | Konular