Duyurular
27.10.2007 yılında kurduğumuz webcanavari.net Bugün itibariyle 12. yaşına girmiş bulunmaktadır. Bu uzun süre zarfında desteklerini esirgemeyen eski / yeni ve mevcutta bulunan yönetim kadromuza, saygıdeğer üyelerimize teşekkür ederiz.

0 Üye ve 1 Ziyaretçi Konuyu İncelemekte. Aşağı İn :)
Sayfa 1
Konu: Kırık Ayna  (Okunma Sayısı: 641 Kere Okundu.)
« : Ekim 22, 2010, 09:21:20 ÖS »

SheWolf
*
Üye No : 52134
Nerden : Denizli
Cinsiyet : Bayan
Konu Sayısı : 879
Mesaj Sayısı : 7.903
Karizma = 78380


            KIRIK AYNA
M.Minovine
Bir çift lacivert mahmur gözü,bir tutamı yanaklarına sarkan kumral saçlarıyla odette,bahar başında açan çiçeklere benzerdi.saatlerce zarif ve soluk profiliyle pencerenin önünde oturur ,bacak bacak üstüne atıp roman okur,çorabını yamar yada dikiş dikerdi.hele hele kemanla Griziinin valsini çalarken kalbim yerinden sökülecekmiş gibi olurdu.odamın penceresi Odettenin penceresiyle karşı karşıyaydı.penceremde ,dakikalarca,saatlerce beklide tüm Pazar günleri bakardım ona;özellikle çorabını çıkarıp yatmaya gittiği geceler.böylece gizemli bir bağ kuruldu onunla aramda.onu bir gün görmesem,bir şey kaybetmiş gibi oluyordum.bazı günler ona o kadar çok bakıyordumki sonunda kalkıp penceresinin kepengini kapatıyordu.iki haftadır her gün görüyorduk birbirimizi.ama bakışlarında bir soğukluk,bir aldırmazlık vardı.ne bir gülümseme ne bana karşı eğilimini belli edecek bir hareket vardı.çok ciddi ve ketum görünüyordu.bir sabah bizim sokağın köşesindeki kahveye gittiğimde ilk kez yüz yüze geldim onunla.kahveden çıktığımda Odette gördüm;kemen çantası elinde ,metroya doğru gidiyordu.selam verdim;gülümsedi.sonra çantayı taşımak için izin istedim.cevaben başını sallayıp ersiedi.tanışıklığımız bu tek kelimeyle başladı.o günden sonra pencereleri açtığımızda el hareketleri ve işaretlerle konuşuyorduk.bunun ardından aşağı inip Lügsemburg parkında dolaşmaya çıkıyor,sonra sinema veya tiyatroya gidiyor yada başka bir şekilde birkaç saat vakit geçiriyorduk birlikte.Odette evde yalnız kalıyordu .çünkü üvey babası ve annesi seyahte çıkmışlar o ise işi yüzünden Paris te kalmıştı.çok az konuşurdu ama çocuk gibiydi.huysuz ve inatçıydı.bazen çileden çıkrırdı beni.iki aydır arkadaştık.bir gün Nevilly çarşısındaki Cuma şenliklerini seyretmeye karar verdik.o gece Odette yeni mavi elbisesini giymişti ve her zamankinden daha güzel görünüyordu.restorandan çıktıktan sonra,metroda yol boyunca yaşamından söz etti bana.lunaparkın önünde metrodan indik.sürekli kaynaşan bir kalabalık vardı.caddenin iki tarafı insanı eğlendirecek,meşgul edecek şeylerle doluydu.kimileri gösteri yapıyordu .ateş etme, şansını deneme,tatlıcı ,sirk,bir eksen etrafında dönebilen küçük elektirikli otomobiller,yine kendi çevresinde dönen ,balonlar,hareketli koltuklar,türlü türlü gösteriler vardı.kızların çığlıkları ,konuşmalar gülüşmeler,uğultu,motor sesi her telden müzük birbirine karışmıştı.zırhlı vagona binmeye karar verdik.kendi çevresinde dönen hareketli bir koltuktu.dönmeye başlayınca üstüne kumaştan bir örtü çekiliyor ve yeşil bir tırtıl şeklini alıyordu.bineceğimiz sırada ,sarsıntı ve hareketten düşmesin diye Odette eldivenleriyle çantsını bana verdi.yan yana sıkış tepiş oturduk.vagon hareket etti,yeşil örtü yavaş yavaş gerildi ve beş dakika boyunca bizi izleyenlerin gözünden gizledi.vagonun örtüsü çekildiğinde hala dudaklarımız birbirine yapışıktı.ben Odette öpüyordum ama o kendini savunmuyordu.indikten sonra bana Cuma şenliğine üçüncü defadır geldiğini söyledi.çünkü annesi yasaklamıştı.bir kaç yeri daha gezdik.nihayet gece yarısı yorgun argın dönmeye karar verdik.fakat Odette oradan kendini alamıyordu bir türlü.nerede gösteri varsa,orada duruyor,bende ister istemez yanında dikiliyordum.iki üç defa zorla çektim kolundanda mecburen benimle yürüdü.son olarak jilet satıp,mallarının üstünlüğünü uygulamalı olarak anlatan bir işportacının önünde durdu.bu defa tepem attı.sertçe kolunu tutup ama bu kadınları ilgilendirmezki!!dedim.kolunu çekerek siliyorum canım;seyretmek istiyorum!!dedi.bende cevaben metroya doğru yürüdüm.eve vardığımda sokak tenha ve Odettenin penceresi karanlıktı.odama girip lambayı yaktım.pencereyi açtım uykum gelmediği için bir süre kitap okudum,gece yarısını geçmişti.pencereyi kapatım yatacaktım ki Odettenin odasının penceresinin altındaki gazlı sokak lambasının yanında dikildiğini gördüm.bu hareketine şaşırdım;kızgınlıkla pencereyi kapadım.soyunduğum sırada boncuk işli çantasıyla eldivenlerinin cebimde kaldığını fark ettim.anahtar ve parasının çantada olduğunu biliyordum.çantayla eldivenleri birbirine dolayıp pencereden aşağı attım.üç hafta geçti ve bütün bu süre içinde ona yüz vermedim.odasının penceresi açıldığında ben penceremi kapatıyordum.bu arada Londra seyahatim girdi araya.İngiltereye hareketimden önceki gün,köşebaşında keman çantası elinde metroya doğru yürürken Odetteye rastladım selamlaştıktan sonra,seyahat haberini verdim ve o geceki davranışımdan dolayı özür diledim.Odette soğukkanlılıkla boncuk işi çantasını açıp ortasından kırılmış küçük bir aynayı elime tutuşturdu.
-çantamı pencereden attığın gece böyle oldu.biliyormusun uğursuzluk getirir bu!..
Cevap olarak güldüm ve batıl inançlı olduğunu söyledim.hareket etmeden önce onu göreceğimi vaad ettimsede ne yazıkki mümkün olmadı.hemen hemen bir aydır Londra�aydım.şu mektup Odette�en gelmişti;
Paris 21 eylül 1930
Sevgili Cemşid;
Ne kadar yalnız olduğumu bilemezsin.bu yalnızlık azap veriyor bana .bu gece seninle biraz konuşmak istiyorum.çünkü sana mektup yazarken seninle konuşuyor gibi oluyorum.mektubumda �en�iye hitap ettiğim için bağışla beni.içimdeki derdin ne büyük olduğunu bir bilsen, günler ne kadar uzun!saatin akrebi o kadar ağır hareket ediyorki ne yapacağımı bilemiyorum.zaman sanadamı bu kadar uzun geliyor?P aris�eyken her dakika gözümün önündeki o küçük odada olduğu gibi başının hep kitapta olduğundan eminim ama belki orada bir kızla tanışmışsındır.şimdi odayı bir Çinli öğrenci tuttu,ama dışarıyı görmemek için pencereye kalın bir perde astım.çünkü döne döne �aşka diyara giden kuş geri dönmez�arkısını söyleyen sevdiğim genç yok orada.dün Helene�e Lüksemburg parkını dolaşırken,o taş banka yaklaşınca,hani orada oturup bana memleketini atlattığın,vaatlerde bulunduğun günü hatırladım.bende o vaatlere kandım ve bugün arkadaşlarıma alay konusu oldum;herkesin diline düştüm.oysa ben senin için hep Grizri valsini çalıyorum;vincennes koruluğunda çektiğimiz resim masamın üstünde.resime baktıkça içim ısınıyor.kendi kendime�ayır bu resim aldatıyor beni!�diyorum.çok yazık!sende inanıyormusun inanmıyormusun bilmem ama aynamın hani bana verdiğin,aynanın kırıldığı geceden beri içimde bir ses kötü şeylerin olacağını söylüyor.son görüşmemizde,hani İngiltere�e gideceğini söylediğin gün,kabin senin çok uzaklara gideceğini ve bir daha birbirimizi göremeyeceğimizi söyledi bana.korktuğumda başıma geldi.Madam Baurelle�eden o kadar üzülüyorsun�edi bana .beni Bretagne� götürmek istiyordu, ama gitmedim onunla.daha fena olacağımı biliyordum çünkü.geçelim bunları;olan oldu bir kere.mektubum sert olduysa,canımın sıkkın olmasındandı.beni affet.seni üzdümse ,umarım unutursun.mektuplarımı yırtıp atacaksın öyle değilmi?bir bilsen,şimdi ne kadar acı çekiyorum, ne kadar üzgünüm!her şeyden nefret ediyorum;günlük işlerimden usandım.oysa eskiden böyle değildim.bir çok kişiyi merak içinde bırakacak olsamda artık bu böyle devam etmeyecek.onların sıkıntısı benimkinin yanında hiç kalır .kararımı verdim bir kere;Pazar günü Paris�en ayrılacağım .altı otuzbeş treni ile Calais�e gideceğim;senin geçtiğin son şehre.denizin mavi sularını seyredeceğim.bütün bedbahtlıkları yıkar bu su!her an rengi değişir .kederli ve büyüleyici mırıltılarıyla kumsala vurur,köpürür.kumlar tadına baktıktan sonra yıkar köpükleri.hem bu deniz dalgaları son düşüncelerimide alıp götürecek.ölüm birine gülümsemeye görsün ,bu gülücüklerle kendine çeker onu.� böyle bir şey yapmaz�diyeceksin mutlaka,ama yalan söylemediğimi göreceksin.
Uzaktan öpücüklerimi kabul et..Odette Lasour.�Odette � iki cevabi mektup yazdım ama birine cevap vermedi;ötekide geri geldi.�önderene iade�ühürü vurulmuştu üstüne .ertesi yıl Paris� dönünce soluğu
Saint-jacgues sokağında aldım;eski evimin bulunduğu sokakta .benim odamda Çin�i bir öğrenci ıslığıyla Grizri valsini çalıyordu.Odette�in penceresi kapalıydı ve kapısına bir pusula asılmıştı;                                       �iralık Ev.
 
« Son Düzenleme: Ekim 23, 2010, 12:06:22 ÖÖ Gönderen : Mavi_Kiyamet »

Kumrular Sakindir Bir Tek
Ben Kumru Değilim ...
WeBCaNaVaRi Botu

Bu Site Mükemmel :)

*****

Çevrimİçi Çevrimİçi

Mesajlar: 222.150


View Profile
Re: Kırık Ayna
« Posted on: Aralık 16, 2019, 04:02:43 ÖS »

 
      Üye Olunuz.!
Merhaba Ziyaretçi. Öncelikle Sitemize Hoş Geldiniz. Ben WeBCaNaVaRi Botu Olarak, Siteden Daha Fazla Yararlanmanız İçin Üye Olmanızı ŞİDDETLE Öneririm. Unutmayın ki; Üyelik Ücretsizdir. :)

Giriş Yap.  Kayıt Ol.
Anahtar Kelimeler: Kırık Ayna e-book, Kırık Ayna programı, Kırık Ayna oyunları, Kırık Ayna e-kitap, Kırık Ayna download, Kırık Ayna hikayeleri, Kırık Ayna resimleri, Kırık Ayna haberleri, Kırık Ayna yükle, Kırık Ayna videosu, Kırık Ayna şarkı sözleri, Kırık Ayna msn, Kırık Ayna hileleri, Kırık Ayna scripti, Kırık Ayna filmi, Kırık Ayna ödevleri, Kırık Ayna yemek tarifleri, Kırık Ayna driverları, Kırık Ayna smf, Kırık Ayna gsm
Sayfa 1
Yukarı Çık :)
Gitmek istediğiniz yer:  



Theme: WeBCaNaVaRi 2011 Copyright © 2011 Simple Machines SiteMap | Arşiv | Wap | İmode | Konular