Duyurular
27.10.2007 yılında kurduğumuz webcanavari.net Bugün itibariyle 12. yaşına girmiş bulunmaktadır. Bu uzun süre zarfında desteklerini esirgemeyen eski / yeni ve mevcutta bulunan yönetim kadromuza, saygıdeğer üyelerimize teşekkür ederiz.

0 Üye ve 1 Ziyaretçi Konuyu İncelemekte. Aşağı İn :)
Sayfa 1
Konu: Hayat Bana Gülmüyor Demek Doğru Mu  (Okunma Sayısı: 606 Kere Okundu.)
« : Ocak 27, 2010, 05:48:22 ÖS »

Hephaestus
*
Üye No : 26057
Yaş : 26
Nerden : Tekirdağ
Cinsiyet : Bay
Konu Sayısı : 4838
Mesaj Sayısı : 13.562
Karizma = 60061


Hayat Bana Gülmüyor...demek Doğru mu?

İçinde inançlı, dini bütün tabir ettiğimiz arkadaşlarımdan da duyduğum bir söz var...

Hayata bana bir şey vermiyor?Hayat bana gülmüyor?

Bu sözlerin basit ifadeyle diğer manası şu oluyor sanki:

"Allahım sen neyi nasıl yapacağını bilmiyorsun...neyi nasıl takdir edeceğini de bilmiyorsun..haksızlık ediyorsun
Ben iyi bir kul olmaya çalışıyorum ama,bana nimetler vereceğine nikmetler(azap,sıkıntı) veriyorsun..Eğer bana sorsaydın ben sana daha doğrusunu ,adaletlisini söylerdim...Yani ben senden daha çok biliyorum..
Sen yanlış takdir ediyorsun..adaletli değilsin..Ben daha iyi biliyorum
Eğer bana sorsaydın sana söylerdim ama sormadın..
Madem sen işlerimi istediğim gibi yapmıyorsun artık eskisi gibi sana dua edesim,şevkle namaz kılasım içimden gelmiyor..ve müsade edersen biraz yavaştan alacağım..beni idare et..hoş gör"

Aslında "hayat bana gülmüyor"sözünün ardında bu basit olarak dillendirilmiş ifadeler var

Hayat dediğimiz nedir ki..Allahın takdirleri değilmi
Dolayısıyla isyanlarımız,sitemlerimiz Allaha yani
Şikayetlerimizi arzedecek mersi de O değilmi?

İşlerimiz hep yolunda gitsin isteriz..bazen birikir birikirde patlayıveririz..bahaneler ,başka suçlular ararız ve bu cümlelerle faturayı Allaha çıkarıveririz..Allah muhafaza

"Rüzgara sövmeyiniz" hadisi var..dolayısıyla önce rüzgara karşı abdes bozup sonra da üstüm kirlendi demek gibi bir şey bu
Bazen davranışlarımızla bu tavrı ,edayı gösteriyoruz bazen de sözlerimizle

"Lutfunda hoş kahrında.."
"Hoştur bana senden gelen, ya hilatü yahut kefen" diyebilme de seviye meselesidir
ama bardağın dolu tarafını görme,hep gülleri görmenin zorluğu söyletiyor bu sözleri

Dilimİze pelesenk ettiğimiz ayeti bazen göz ardı edebiliyoruz
"sevdiğiniz şey vardır hakkınızda şer olabilir..sevmediğiniz şey vardır hakkınızda hayır olabilir" nOktası

Hayatın bazı sıkıntıları,açmazları karşısında hep iradeli ve iman buudlu bakamayabiliriz..Ama bu durum Allahı itham ve faturayı ona kesmeyi gerektirmez..Çünkü "Başımıza gelen iyilikler Allahtan,kötülüklerde Nefsimizden"

Başta bu sözün kaderi tenkid olduğunu düşünüyorum..
Allahın nimetlerini görmezden geldiğini,bu dünyanın bir imtihan yeri olduğu düşüncesinin göz ardı edilip,asıl yaşanacak,rahat edilecek yerin sanki bu dünyaymış gibi bir bakış açısı
Hatta "Allahım bize bu dünyada ver"..ötesi önemli değil, noktasına vardığını

Her bir günahta küfre giden bir yol vardır..şüpheler imanın asıl yeri yeri olan kalbe bir mikrop gibi girince bakışlar ölçüler tartılar yorumlar değişmeye başlıyor..
Ayaklarımız yere bastığından,çevremizin bakış açıları bizleri de etkilediğinden ehli dünyaca bakış açıları geliştiriyoruz.
"Laa ayşe ille ayşul aahira"yaşanacak gerçek yer ahirettir" hadis
ayette de "Şüphesiz ahiret yıurdu asıl yaşanacak yerdir" buyrulan bakış açılarımız kayboluyor adeta


"sabır ilk sadmededir"(sabır belanın ilk çarptığı andadır)
"bela ağızdan çıkan söze göre gelir" hadislerindeki uyarılar bu konuda dikkat etmemiz gerekn önemli iki nokta sanırım
Bera
Kaderi tenkid eden başını örse vurur,kırar. Rahmete itiraz eden, Rahmetten mahrum kalır.Herşey kader ile takdir edilmiştir.Kısmetine razı ol ki rahat edesin.

***

Günahlardan gelen yaralar ve yaralardan hasıl olan vesveseler, şüpheler-neûzu billâh-mahall-i iman olan bâtın-ı kalbe ilişip imanı zedeler ve imanın tercümanı olan lisanın zevk-i ruhanîsine ilişip zikirden nefretkârâne uzaklaştırarak susturuyorlar.

Evet, günah kalbe işleyip, siyahlandıra siyahlandıra, tâ nur-u imanı çıkarıncaya kadar katılaştırıyor. Herbir günah içinde küfre gidecek bir yol var. O günah, istiğfarla çabuk imha edilmezse, kurt değil, belki küçük bir mânevî yılan olarak kalbi ısırıyor.
Bediüzzaman

***********************

Bütün varlığı evirip çeviren, öldürüp dirilten, aç bırakıp doyuran, hasta edip şifa veren yalnızca Cenab-ı Mevlâ’dır. Mülkün yegâne sahibi O’dur ve mülkünde dilediği gibi tasarruf eder. Saniyenin milyonda, milyarda biri kadar zaman diliminde bile, âlemde O’nun isimleri tecelli eder. “O her an yeni bir tecellidedir.” (Rahman, 29).

O, sonsuz ilmi, kudreti ve güzelliğiyle her şeyin en mükemmelini ve en güzelini murad eder. Ve yarattığı her işte muhakkak gizli açık hikmetler, maslahatlar vardır. O, lüzumsuz şeylerle uğraşmaz.

O’nun irade edip yarattığı şeyler, hakkımızda şer gibi görünse de içerisinde bilemediğimiz nice hayır ve maslahatlar mevcuttur. Ayet-i kerimede buyurulmuştur ki:


“Olur ki hoşlanmadığınız şey sizin iyiliğinizedir ve yine olur ki sevdiğiniz bir şey sizin kötülüğünüzedir. Siz bilmezsiniz, Allah bilir.” (Bakara, 216)

İnsan bu dünyada acı tatlı her şeyi yaşayarak tekâmül ediyor, öğreniyor, olgunlaşıyor. İyiyi kötüyle, tatlıyı acıyla, aydınlığı karanlıkla, yazı kışla anlıyor, ayırt edip kıymet biliyor. Böyle olmasaydı, insanlık hayır ve güzellik adına bir adım mesafe alamazdı.

Dert ve ıstıraplarımızın içinde kim bilir ruhumuza şifa bahşeden, bizi olgunlaştıran nice hayırlar gizlidir. Başımıza gelenlerin acı da olsa ne kadar öğretici, vicdanları aydınlatıp Hakk’a yönlendirici olduğunu herkes tecrübe etmiştir. Sabredip şikayet etmemek kaydıyla mümine isabet eden elem ve kederlerde büyük hayırlar gizlidir.

Eğer insan sabreder isyan etmez ise, musibetin her bir saati bir gün ibadet hükmüne geçer. Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şerifler sabredenleri şöyle müjdelemektedir:

“Muhakkak sizi biraz korku, biraz açlık ve mallardan, canlardan, ürünlerden biraz eksiltmekle deneriz. Sabredenleri müjdele.” (Bakara, 155)

“Mümin erkek ve kadının nefsinde, çocuğunda, malında bela eksik olmaz. Ta ki, hatasız olarak Allah’a kavuşsun.” (Muvatta)

“Mümin kişiye bir ağrı, bir yorgunluk, bir hastalık, bir üzüntü hatta ufak bir tasa isabet edecek olsa, Allah onun sebebiyle günahlarının bir bölümünü mağfiret eder.” (Buharî, Müslim)



“Allah bir kuluna hayır murad etti mi, onun cezasını öne alıp dünyada verir. Bir kulu hakkında da şer murad etti mi onun günahlarını tutar, kıyamet günü cezasını verir.” (Tirmizî)

Dert ve musibetler sadece hataları temizlemekle kalmayıp, insanın Allah katındaki değerini de artırmaktadır. Kıyamet günü afiyet ehli kimselerin, bela ehline sevapları verilince onlara çok gıbta edecekleri bildirilmiştir.

Rabbimizin, nefsimize acı gelenleri de dahil olmak üzere bütün fiillerinden hoşnut olmak, takdir ve kazasını memnuniyetle karşılamak, başa gelen hadiselere katlanıp sarsılmamak rızadır. Bir ifadeyle “Lütfun da hoş, kahrın da hoş!” diyebilmektir. Bu durum, başlangıç itibariyle iradî ve kesbî olmakla birlikte, nihayeti itibariyle Cenab-ı Hakk’ın sevdiklerine ihsan eylediği bir hal ve makam olarak tarif edilir. “Allah onlardan razıdır. Onlar da Allah’tan razıdır. Bu, Rabbinden korkan kimseyedir.” (Beyyine, Şeklimi Koyarım.

İnsan ibadeti, kulluğu ciddiye alarak muhabbeti nispetinde ilerler, tevekkül, teslimiyet ve ihsanı elde ettikten sonra rızaya ulaşır. Bu, her müminin ulaşmaya çalışması gereken bir hedeftir. O yüzden tasavvuf yolunda “İlâhî ente maksûdî ve rıdâke matlûbî: Ya Rabbi maksadım sensin ve senin rızanı talep ediyorum.” ibaresi sıkça tekrar edilir. Bunun gerçekleşmesi için önce kulun Rabbinden razı olması gerekir.

Süfyan-ı Servî Hazretleri k.s. bir gün Hz. Rabia Hatun’un yanında “Ey Allahım bizden razı ol” diye dua eder. Bunun üzerine Hz. Rabia k.s. şöyle der: “Sen Allah’tan razı olmadığın halde O’nun rızasını istemekten utanmıyor musun?” Süfyan-ı Servî mahcup bir edayla sorar: “Kul Allah’tan nasıl razı olur?” Rabia Hatun şöyle cevap verir: “Kulun musibete sevinmesi, nimete sevinmesi gibi olduğunda Allah’tan razı olur.”

Seven, sevdiğinin bütün işlerinden hoşnuttur. Sevgisi uğruna katlandığı acıları hissetmez. Mısır’ın ileri gelen kadınlarının Hz. Yusuf Aleyhisselam’a hayran olarak farkında olmadan ellerini kesip acı duymamaları gibi.

Kulun Allah’tan rızasının da muhtelif dereceleri vardır. Bunların ilk mertebesi olan Cenab-ı Hakk’ın rabliğini rıza ile karşılayıp başka arayışlara girmemek herkese farzdır. “De ki: O her şeyin rabbi iken, ben Allah’tan başka bir Rabb mi arayacağım?” (En’âm, 164). Böyle bir rıza tevhidin esası ve aynı zamanda imanın da şartıdır.

Bunun dışında Allah sevgisinin kalbe hakim olması, O’ndan başka sevgililerin gönüle sokulmaması, Hakk’ın dışındaki varlıkları da Hakk adına sevmek gerekir. O’nun sevdiklerini sevmek, sevmediklerini sevmemek kulun Rabbinden rızasının en belirgin özelliğidir.

Yine rızayı isteyen müminlerin, haklarındaki ilâhi takdir ve kazaya itiraz etmeleri, şikayetçi olmaları da düşünülemez. Kaza ve kadere itiraz anlamı taşıyan sözler, şikayet etmeler bir nevi kaderi tenkittir. Kaderi tenkit etmek ise büyük bir hatadır.

Her şeyde bir hayır olduğunu ve Allah Tealâ’nın rahmetiyle kuşatıldığını bilmek ve zor zamanlarda sabırlı olmak gerekir. Şükür daha çok lütufa yol açarken, şikayet musibeti artırır ve merhamet yollarını kapatır.

Yüce Mevlâmız bir kudsî hadiste şöyle buyurmaktadır: “Şüphesiz ben, ibadete layık olan bir Allah’ım, benden başka mabud yoktur. Kim ki belama sabretmez, kazama rıza göstermez ve verdiğim nimete şükretmezse benden başka Rab arasın.” (Taberanî)

Hacı Bayram-ı Veli k.s. Hazretleri’nin söylediği gibi, hiçbir şey O’ndan izinsiz, takdiri olmaksızın meydana gelmez. Ve O’nun her işi bir hikmetledir. Bize düşen biraz sabır ve teslimiyet...





Hayatınızda denge sorunu varsa etrafınıza dikkatlice bakın; muhtemelen birini yanlış bir yere koymuşsunuzdur.
WeBCaNaVaRi Botu

Bu Site Mükemmel :)

*****

Çevrimİçi Çevrimİçi

Mesajlar: 222.144


View Profile
Re: Hayat Bana Gülmüyor Demek Doğru Mu
« Posted on: Kasım 14, 2019, 11:50:23 ÖÖ »

 
      Üye Olunuz.!
Merhaba Ziyaretçi. Öncelikle Sitemize Hoş Geldiniz. Ben WeBCaNaVaRi Botu Olarak, Siteden Daha Fazla Yararlanmanız İçin Üye Olmanızı ŞİDDETLE Öneririm. Unutmayın ki; Üyelik Ücretsizdir. :)

Giriş Yap.  Kayıt Ol.
Anahtar Kelimeler: Hayat Bana Gülmüyor Demek Doğru Mu e-book, Hayat Bana Gülmüyor Demek Doğru Mu programı, Hayat Bana Gülmüyor Demek Doğru Mu oyunları, Hayat Bana Gülmüyor Demek Doğru Mu e-kitap, Hayat Bana Gülmüyor Demek Doğru Mu download, Hayat Bana Gülmüyor Demek Doğru Mu hikayeleri, Hayat Bana Gülmüyor Demek Doğru Mu resimleri, Hayat Bana Gülmüyor Demek Doğru Mu haberleri, Hayat Bana Gülmüyor Demek Doğru Mu yükle, Hayat Bana Gülmüyor Demek Doğru Mu videosu, Hayat Bana Gülmüyor Demek Doğru Mu şarkı sözleri, Hayat Bana Gülmüyor Demek Doğru Mu msn, Hayat Bana Gülmüyor Demek Doğru Mu hileleri, Hayat Bana Gülmüyor Demek Doğru Mu scripti, Hayat Bana Gülmüyor Demek Doğru Mu filmi, Hayat Bana Gülmüyor Demek Doğru Mu ödevleri, Hayat Bana Gülmüyor Demek Doğru Mu yemek tarifleri, Hayat Bana Gülmüyor Demek Doğru Mu driverları, Hayat Bana Gülmüyor Demek Doğru Mu smf, Hayat Bana Gülmüyor Demek Doğru Mu gsm
Sayfa 1
Yukarı Çık :)
Gitmek istediğiniz yer:  



Theme: WeBCaNaVaRi 2011 Copyright © 2011 Simple Machines SiteMap | Arşiv | Wap | İmode | Konular