Duyurular
Uzun süredir sunucu kaynaklı yaşanan problemlerden ötürü özür dileriz. Yeni sunucu'ya geçiş yaptık ve artık sorunsuz olarak yayın hayatına tekrar başlamış bulunmaktayız. Problem ve Sorunlarınız için SaviorAngel adlı Adminimize P.M ile ulaşabilirsiniz.

0 Üye ve 1 Ziyaretçi Konuyu İncelemekte. Aşağı İn :)
Sayfa 1
Konu: Emir Sultan Hazretleri  (Okunma Sayısı: 1289 Kere Okundu.)
« : Aralık 21, 2008, 11:51:44 ÖÖ »
Avatar Yok

FeMoX
*
Üye No : 570
Yaş : 29
Nerden : Rize
Cinsiyet : Bayan
Konu Sayısı : 2803
Mesaj Sayısı : 5.853
Karizma = 39


EMİR SULTAN HAZRETLERİ

Anadolu'yu aydınlatanlardan... İç gözlerine hikmet sürmesi çekilen Hak kahramanlarından...
Asıl adı Mehmed Şemseddin. Babaları Seyyid Mehmed bin Ali... Bir zamanların irfan beldesi Buhara'da dünyaya geldi.. Fakat asıl adıyla değil de "Emir Sultan" olarak şöhret buldu ve öyle tanındı...
Bursa deyince akıllara ilk gelen Emir Sultan'dır. Çünkü Bursa'ya manevî gıdaların salkımını veren O büyük Velî'dir.
Emir Sultan, yeni yepyeni ve taptaze bir toprakta mekân tutmak üzere Orta Asya'dan Anadolu'ya akan Türk boylarını mayalamak gayesiyle, Horasan illerinden kopup gelmiştir... Nesepleri tâ Hazret-i Ali'ye, ondan da Allah'ın Sevgilisi Cenâb-ı Muhammed (S.A.V)'e uzanmaktadır.. Yani seyyidler kolundan...
Buhara'da bulunduğu günlerden birinde bir gece bir rüya gördü. Kâinatın Efendisi, onu Medine'ye çağırıyordu. Derhâl hacılar kervanına katıldı ve mukaddes beldenin yolunu tuttu... Yolları eline dolayıp gece gündüz bir su gibi aktı. Ve nihayet peygamber şehri Medine'ye vardı...
Gönlü tıpkı alevler gibi çırpınıyordu.. Gözleri şebnem damlası yaşlarla doluydu.. Büyük ceddini, Allah'ın biricik sevgilisini ziyaret edecekti. Saadetin bundan büyüğü olur muydu? Medine'nin kıvrım kıvrım uzayan sokaklarında ağır adımlarla ilerliyordu... Dili de hep inciler saçıyor ve diyordu ki:
- Ey cihanın kıblesi! Ey eşi bulunmaz tek inci! Ey Arabın ve Acemin medâr-ı iftiharı; selâm sana!..
O; bu ulvî düşünceler içinde çağlayıp dururken, hacılar kafilesi de menzilinde varıp konaklamıştı. Herkes kendine bir yer bulup yerleşmişti. Ne var ki, Emir Sultan ortada kalıvermişti.. Çaresizlik içinde çırpınırken seyyidlere ait bir odayı boş görerek oraya doğru yürüdü. Biri hemen karşısında duvar gibi durdu ve dedi ki:
- Ey ahbap, nereye?
Emir Sultan böyle bir şey beklemiyordu. Boyun büktü, tatlı tatlı gülümseyerek:
- Bana mı soruyorsun?
Adam öfkelendi:
- Burada senden başka yabancı olmadığına göre, elbet sana söylüyorum1
- Yabancı olduğum doğru! Fakat bu hücreyi boş gördüm de onda konaklamak istedim!
- İşte ben de onu anlatmak istiyorum zaten.
- Ne gibi?
- Bu hücre seyyidlere mahsustur. Hiç zahmet çekip buraya yerleşmeye kalkma..
- Benim seyyidlerden olmadığımı nereden biliyorsun?
- Şu başındaki acaip külâh, sırtındaki hırkayla mı seyyidlerden olduğunu iddia ediyorsun?
- İş külâh işi değil gönül işidir. Hiç kimse sırtındaki elbiseye göre kıymet kazanmaz.
- Uzun ettin ama yabancı! Artık al başını git de buraya biz yerleşelim!.. Hem senin seyyid olduğuna kim şehâdet eder ki?
- Allah'ın Resûlü şehâdet eder:
Adam duyduğu bu söz karşısında şiddetle sarsıldı ve haykırdı:
- Ne dedin, ne dedin?
Emir Sultan yine tatlı ve yumuşak bir edâ ile cevap verdi:
- Allah'ın Resûlü şehâdet eder, dedim İsterseniz yüksek huzuruna gidelim. Ve kendisine selâm verip; "Ey ceddim!" diye seslenelim. Hangimize: "Oğlum!" der ve selâmımızı alırsa o seyyidlerin seyyidi ve reisi olsun. Kabul mü?
-Kabul!
Bunun üzerine seyyidlerden olduklarını iddia edenler, cihan sultanının mübarek ravzasına bile gitmeden sadece yüzlerini türbeden tarafa çevirip selâm verdiler:
- Esselâmü aleyke ya ceddi!..
Nefes almaktan korkarak sessizce gelecek cevabı bekliyorlardı. Ne var ki, mübarek türbeden hiçbir nidâ yükselmiyordu.. Herkes sıra ile selâm verdi.. Hayır! Yine cevap yoktu.. Sıra Emir Sultana gelmişti. Büyük bir aşk ve vecd içinde ayağa kalktı. Yumuşak ve tatlı bir sesle Kâinatın Efendisine selâm verdi:
- Esselâmü Aleyke ya ceddi!..
Emir Sultan Hazretleri'nin yüzünde ışıklar yanıp sönüyordu. Derken mübarek türbeden bir nidâ yükselmeye başladı:
- Ve aleykesselâm ya veledi, ya Seyyid Muhammed Buhari!..
Bu tecelli karşısında herkes yıldırım çarpmış gibi dondu. Hakir gördükleri; külâhına, cübbesine, kılığına göre hüküm verdikleri şu derviş işte gerçekten seyyiddi..
Birden herkesi bir hıçkırıktır tuttu. Gözler yaşlarla doldu ve hep bir ağızdan haykırdılar:
- Essalâtü vesselâmü aleyke ya Resûlallah!..
Sonra Emir Sultan'ın önünde boyun büktüler eline eteğine sarılıp af dilediler. Emir Sultan gönül eriydi. Hepsini de hoş gördü ve onlara hayır dualarda bulundu...
Aşk ve istiğrak içinde günlerini geçiriyordu Emir Sultan. Gönlüne fezâ pınarlarından nurlar akıyordu. Allah Resûlü'nün mübarek kabrine yüz sürdükçe dünyası da değişiyordu, ömrü de...
Bir geceydi.. Yatağına uzanmış uykunun yumuşak kanatlarına kendini bırakmıştı.. Rüyasında Allah Resûlü'nü gördü.. Rahmet Peygamber Hazret-i Ali'yi de huzuruna almıştı. Kendisine gülümseyerek bakıyorlardı. Allah'ın yenilmez arslanı Hazret-i Ali ona nazar etti ve dedi:
- Ey oğlum! Sana burada mekân tutmak yok! Hak tarafından ceddin Cenâb-ı Muhammed'in yolunu ehl-i İslâm'a göstermen için vazifeli kılındın! Rum'a gidecek, halkı irşad edeceksin. Senin önünde ilerleyen nurdan üç kandil belirecek. O kandiller hangi yerde gözden kaybolursa, orayı kendine mekân tutacak ve ebedî olarak orada kalacaksın. Mezarın dahî orada olacaktır.
Emir Sultan hayretler içinde yatağından fırladı. Etrafına nazar etti, hiç kimsecikler yoktu.. Damarında sanki hicran alevleri dolaşıyor, yüreğine ızdırap damlaları akıyordu. Kendisine yol görünmüştü. Artık Medine'de kâinatın biricik yaradılış sebebi ve Allah sevgilisi Cenâb-ı Ahmed (S.A.V)'in miskler kokan toprağına yüz süremeyecekti. Hani peygamberler peygamberinin nazlı kızı Hazret-i Fatıma-i Zehra (radıyallahü anha) ne güzel demişti:
"Hazret-i Ahmed'in toprağını koklayan, zaman boyunca misk kokusu alması ne gam!.."
Ayrılık ona acı veriyordu. Ne var ki ayrılmalarını isteyen de mübarek ceddi idi.. Bu ızdırap veren düşüncelerden bir müddet sonra sıyrıldı. İçine yepyeni bir heves doldu. Rum diyarına gitmek hevesiyle güvercinler gibi çırpınıyordu. Derken yola revan oldu.. Yine uçsuz bucaksız çöllerdeydi.
Rüyada gördüğü üç nurânî kandil, yine gözlerinin önünde titreşiyordu.. Hiç vakit geçirmeden titreşen kandillerin gösterdiği istikamette yürüyüşe geçti.. Ve nurânî kandiller Yeşil Bursa'ya kadar pır pır yanarak ona yol gösterdi. Bursa'ya adımını atar atmaz da gözden kayboldu. Demek ki Emir Sultan'ın mekân tutacağı toprak burasıydı. Burada mekân tuttu... Gökler ülkesinin yıldızları, dergâhının damını öpmeye başladı.. Ve artık Bursa'ya göklerin gözünden çiğ taneleri düşüyordu..
Ay yüzlü pir Bursa'ya geldiklerinde, Yıldırım Bayezid, Rumeli fethinde bulunuyordu. Türk akıncıları yeni bir zafer elde etmişler, fetihten dönüşte Edirne'de konaklamışlardı... İlâhi tecelliye şimdi bakınız ki; Yıldırım Bayezid Han'ın huri yüzlü güzel kızı Hundi Sultan'a saadet devletinin kapısı açılıyordu. Bir gece rüyasında Allah'ın Resûlü'nü gördü... Kâinatın Fahri ona emir buyurdu:
-Ey güzel kız! Seyyid Muhammed Buharî ile evlen! O benim oğlumdur!
Bir gün daha nihayetlendi ve ertesi gün Hundi Sultan yine odasına çekilip yatağına uzandı... Güzel olduğu kadar da tevazu ve ahlâk sahibi olan Hundi Sultan, uykunun kollarındaydı. Ve yine aynı rüya. Bu defa da kendisine şöyle buyuruyordu Rahmet Peygamber:
- Muhammed Buhari ile hayatını birleştir.
Azîz ve Celîl olan Allah'a yalvardı:
- Ey Rabbi Rahîmim... Bu rüyada geçen hadiseden Seyyid Muhammed Buhari'nin haberi var mıdır? Haberi yoksa onu bundan haberdar et..
Sabah olur olmaz hizmetçisini huzuruna çağırdı ve ona dedi:
- iki gecedir üst üste aynı rüyayı görüyorum, var Emir Sultana olanları anlat. Bu rüyadan o da haberdar mıdır bileyim?
Hundi Sultan'ın cariyesi derhâl Emir Sultan'ın kapısına vardı ve kapıyı fiskeledi. Emir Sultan da geleni bekliyordu. Kapıyı açıp dedi ki:
- Var hanımına söyle, bu husus bizim de malûmumuzdur!
Hundi Sultan olanları işitince:
"Takdir-i İlâhi bozulmaz! Bu hâlden herkesi haberdar etmeliyiz" diyerek rüyasını saray halkına anlattı.
Neticede iki sultanın nikâhları kıyıldı fakat, kötü huylu kişiler derhâl Yıldırım Bayezid'e haber uçurdular:
- Sultan kızınız hoca kılıklı biri ile evleniyor!
Yıldırım Han fena hâlde öfkelendi, vezirlerinden Süleyman Paşa'yı huzuruna çağırıp kükredi:
- Paşa! Kendi kapı halkından kırk kişi al ve birçok sipahi ile beraber Bursa'ya git, Emir Sultan denen kişiyle Hundi Sultan'ın başlarını koparıp bana getir! Çabuk davran!
Süleyman Paşa Edirne'den yola koyuldu. Ardında sipahiler ve silahlı 40 cengâver.. Yeşil Bursa'ya gelip kaplıca tarafında bir yere kondu...
Hâle bakınız ki; birden 40 yeşil ok belirdi ve gelen askerlerin yüreğine saplandı. Süleyman Paşa ölür, diğer cengâverler yerlere serilir de artık bu işin üstüne gitmek olur mu? Paşanın ve askerlerin başına gelenleri duyanlar hemen geriye döndüler ve rüzgâr gibi uçarak Edirne'ye vardılar;
Hükümdarın huzuruna çıkıp:
"Ey Devletli Hükârım" dediler; "Emir Sultan'a kılıçlarımız işlemedi ve kumandanımız da öldü..."
Yıldırım Beyazıd kaşlarını çattı. Yüzünde fırtınalar geziniyordu. Ne yapacaktı şimdi? Derhâl Bursa kadısına bir name gönderdi. Bursa kadısı Molla Fenarî ona, Emir Sultan'ın yüce bir şahsiyet olduğunu kerametler sahibi bulunduğunu ve Nebîler Serverinin bir işareti üzerine Bursa'ya geldiğini anlattı. Yıldırım Han hata işlediğini anlamakta gecikmedi... Bursa'ya tekrar bir adamını gönderdi ve Emir Sultan'dan özür diledi...
Böylece padişah kızı ile Seyyid Muhammed Buharî evlenmiş bulunuyorlardı.


Anahtar Kelime: Forum, Mp3, Program, Film, Webcanavari, Makale, Eğitim, Video, Resim, Upload, SMF, Vb, MyBb, Html, Visual Basic, Karikatür, Komik Resimler, Haberler, Güncel, Destek, İsimden Adres Bul, Seo, WebMaster, İstanbul, İzmir, Ankara, Oyun, Download, Counter Strike, Knight Online, İndir, Ceza, Sago, Ayben, Kolera, Pit10, ŞanıŞer, Memleket, Google, Yahoo, Bing, FaceBook, Sohbet, Radyo, Arkadaşlık, HitOfDevil, English Boards, Döviz Kuru, NoteBook Driver, RapCanavari, RockCanavari, Mp3Canavari, Face, Netlog, Sugar.
WeBCaNaVaRi Botu

Bu Site Mükemmel :)

*****

Çevrimİçi Çevrimİçi

Mesajlar: 222.125


View Profile
Re: Emir Sultan Hazretleri
« Posted on: Eylül 22, 2019, 04:54:01 ÖÖ »

 
      Üye Olunuz.!
Merhaba Ziyaretçi. Öncelikle Sitemize Hoş Geldiniz. Ben WeBCaNaVaRi Botu Olarak, Siteden Daha Fazla Yararlanmanız İçin Üye Olmanızı ŞİDDETLE Öneririm. Unutmayın ki; Üyelik Ücretsizdir. :)

Giriş Yap.  Kayıt Ol.
Anahtar Kelimeler: Emir Sultan Hazretleri e-book, Emir Sultan Hazretleri programı, Emir Sultan Hazretleri oyunları, Emir Sultan Hazretleri e-kitap, Emir Sultan Hazretleri download, Emir Sultan Hazretleri hikayeleri, Emir Sultan Hazretleri resimleri, Emir Sultan Hazretleri haberleri, Emir Sultan Hazretleri yükle, Emir Sultan Hazretleri videosu, Emir Sultan Hazretleri şarkı sözleri, Emir Sultan Hazretleri msn, Emir Sultan Hazretleri hileleri, Emir Sultan Hazretleri scripti, Emir Sultan Hazretleri filmi, Emir Sultan Hazretleri ödevleri, Emir Sultan Hazretleri yemek tarifleri, Emir Sultan Hazretleri driverları, Emir Sultan Hazretleri smf, Emir Sultan Hazretleri gsm
Yanıtla #1
« : Temmuz 28, 2011, 09:52:23 ÖÖ »

EmpaThy
*
Üye No : 79937
Nerden : İstanbul
Cinsiyet : Bayan
Konu Sayısı : 167
Mesaj Sayısı : 2.272
Karizma = 30


Emeğine sağLık, teşekkürLer.
Sayfa 1
Yukarı Çık :)
Gitmek istediğiniz yer:  


Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntü Son Mesaj
Emir Sultan Buharalı Seyyid
Dini Hikayeler
mEkansIz_qEnc 7 1449 Son Mesaj Haziran 11, 2012, 06:52:56 ÖS
Gönderen : Liza
Emir - Tornistan « 1 2 »
Klipler
EyLüL_GüNeŞi_53 10 2890 Son Mesaj Haziran 15, 2011, 10:49:12 ÖÖ
Gönderen : eku
Emir Sultan Camii Ve Türbesi.
Tarihi Eserlerimiz
Honey_Face 0 640 Son Mesaj Ocak 15, 2012, 12:53:58 ÖÖ
Gönderen : Honey_Face


Theme: WeBCaNaVaRi 2011 Copyright © 2011 Simple Machines SiteMap | Arşiv | Wap | İmode | Konular