Arşiv Anasayfa Kadınca
Sayfalar: 1
Bu Zamanda Hayırlı Kısmet Bulmak Için By: -o_o-GökhaNur-o_o- Date: March 01, 2012, 09:55:51 AM
Devir değişti… Artık “adam gibi adam” neredeyse bir şehir efsanesi haline geldi. Evlenip, yuva kurabileceğiniz bir erkekle tanışma ihtimalinin oldukça zor olduğu da gün gibi açık. Peki, ne yapmalıyız… Şansımıza küsüp oturmalı mı yoksa, alternatiflerimizi iyi değerlendirip, doğru sonuca ulaşmaya mı çalışmalıyız?


Çevrenizi bir gözden geçirin… Genellikle bekar olan arkadaşlarınız evlenmek istediğini ama bu devirde iyi bir koca bulmanın ne kadar zor olduğu söylüyor, evli olanların şikayetleri ise bambaşka… Nerde o ilk tanıştıkları zaman ki kibar, eğlenceli adam… Ancak, en baştan değerlendirmeyi doğru yaparsanız, belki siz şeytanın bacağını kırıp, mutlu bir evliliğe sahip olabilirsiniz. Nasıl mı?


“Evlenmeyi düşünmüyorum” diyorsa, gardınızı alın

Genellikle erkekler evliliği bir cendere gibi görüyorlar. Hayatlarının kısıtlanacağını, özgürlüklerinin ellerinden alınacağını düşünüyorlar. Aslında bu durumun her iki taraf için de geçerli olduğu detayını unutuyorlar. Hele bir de sevgilinizin daha önceden böyle bir tecrübesi varsa, işiniz çok daha zor. Bu noktada yapabileceğiniz iki şey var. Birincisi sabır taşını kıskandıracak bir tavır sergileyecek ve devranın dönmesini bekleyeceksiniz. İkincisi de, yol yakınken döneceksiniz. Eğer vazgeçemiyorsanız, o zaman siz de hayallerinizi bir kenara bırakacak, gittiği yere kadar, birlikte geçirdiğiniz zamanın keyfini çıkaracaksınız.

“Cool erkek” bir yere kadar

İlk başta hoşunuza giden o “cool” hali, zannetmeyin ki evlendikten sonra aynı derecede hoşunuza gitmeye devam edecek. Bir düşünün, işten geldiğinizde buzdolabı gibi bir adamla oturmak ne kadar hoş olabilir ki. Bu durumda değerlendirmenizi yaparken dikkat etmeniz gereken nokta, girdiği ortamda samimi ama ölçülü olan bir kişiliğe sahip olup olmadığıdır. Aksi takdirde bu duruşu onun içten biri olmadığının en net göstergesi olacaktır.

Aşkınız gözünüzü kör etmesin

Unutmayın hiçbir şey sonsuza kadar sürek zorunda değil. İlk başlarda çok iyi anlaştığınız sevgiliniz, yıllar içinde değişebilir. O değişmese, sizin beklentileriniz değişebilir. Bu sebeple, sakın ama sakın adını vücudunuza yazdırmak gibi şeyler yapmayın.

“Yalnız kovboy”dan hayırlı kısmet çıkmaz

Sevgilinizin hiç erkek arkadaşı yoksa, durun bir düşünün. Bu onun geçimsiz ya da kıskanç biri olduğunun göstergesi olabilir. Hemcinsiyle doğru düzgün iletişim kuramayan biri sizinle nasıl kuracak? Ayrıca onun arkadaşı olmadığı için, siz farkına bile varmadan, zaman içinde sizin de arkadaşlarınızdan uzaklaşmanıza neden olabilir. Evet, aşk iki kişiliktir ancak dünya ikinizden ibaret değil. Bu yıllar içinde sizi sıkabilir.

Kendinizi unutmayın

Aşık olduğunuzda bir kuvvet gelir üzerinize. Sanki dünya yıkılsa, baştan yaratabileceğinizi düşünürsünüz. İşte hatanın en büyüğünü yapmaya en açık olduğunuz an, bu andır. Çünkü bu duygunun size verdiği güce dayanarak, karşınızdaki insanı öyle bir yüceltirsiniz ki, o bile inanır ne kadar muhteşem bir insan olduğuna ve bu yücelik duygusuyla istediği her şeyi yapabileceğini düşünür. Derken gün gelir, gider ve siz onunla kurduğunuz dünyanızda bir başınıza kalırsınız. Böyle bir durumla karşılaşmamak için, ne kadar önemli olduğunuzu hatırlayın. Kendinize zaman ayırmayı ihmal etmeyin.

Gidenin dönmesini beklemeyin

Onu çok seviyordunuz, tam düşündüğünüz gibiydi ama gitti… Bu size bir son gibi geliyor olabilir ama unutmayın, hayır olandadır. Eğer durum gerçekten düşündüğünüz gibi olsaydı, zaten hala yanınızda olurdu. Ve büyük ihtimalle eski sevgiliniz, sizi özgür bırakmakla, size yapabileceği en büyük iyiliği yaptı. Hayatınızda yer açarak, “hayırlı kısmet”inizle tanışabilmeniz için size bir fırsat verdi. Bunu iyi değerlendirmelisiniz.

Ruh ikizi efsanesi!

Son zamanda herkesin dilinde olan ruh eşi ya da ikizini bulmak aslında öyle düşündüğünüz kadar mucizevi bir şey olmayabilir. Zıt kutupların birbirini çektiği yasasını biliyorsunuz değil mi? Yani eğer karşınızdaki kişiyle aynı şeyleri düşünüyor, aynı şeyleri yapıyorsanız, paylaşacak çok fazla bir şeyiniz de olmayacaktır. Farklılıklarınızdan yaratacağınız sentez, sizi çok daha mutlu edebilir. Ancak bu farklılık durumunu fazla abartmamakta fayda var. Belirli noktalarda elbette uyumlu olunması gerekir.

Hayatında bir renk olsun

Bir düşün, eşinizin hayatı sadece işten ibaret. Eve geldiğinde size sadece işten bahsediyor. İlk başlarda bu, ne kadar başarılı bir erkekle birlikte olduğunuzu düşünmenize neden olsa da, zaman içinde sıkıcı bir hal alacaktır. İster balık tutsun, ister spora gitsin ya da haftada bir arkadaşlarıyla halı saha maçı yapsın ama mutlaka işten hariç bir şeylerle uğraşsın. Unutmayın, evliliğin temeli paylaşmaktır. Paylaşabileceğiniz ne kadar çok şeyiniz olursa, o kadar sağlam bir ilişkiniz olacaktır.

“Sevdiğim için kıskanıyorum!” hurafesi

Bazı erkekler kıskançlığın bir sevgi göstergesi olduğunu ileri sürerek hayatı size zindan etme çabası içine girebilirler. Ancak böyle bir yaklaşımla karşı karşıya kalırsanız, bu büyük ihtimalle sevgilinizin özgüven eksiliği olduğunun bir göstergesidir. Ya boyun eğeceksiniz, ya orta yolu bulacaksınız. “Ben de çok seviyorum, ne yapayım…” diyorsanız birkaç yıl içinde siz, siz olmaktan çıkacaksınız. Hatta size çizilen sınırlar içinde yaşamaya çalışırken, git gide mutsuz bir kadın haline geleceksiniz. Elbette herkes sevdiği insanı kıskanır ancak sağlıklı bir zihin, bunu çözmek için daha doğru yollar bulacaktır. Böyle bir sevgiliniz varsa, geleceği şimdiden görmeli ve ona göre bir tavır almalısınız.


SiteMap - İmode - Wap2