Arşiv Anasayfa Dersler
Sayfalar: 12
Sözlü Anlatım Türleri By: KaRMaKaRıŞıK Date: February 24, 2009, 06:25:47 PM
SÖZLÜ ANLATIM TÜRLERİ

Röportaj Türünün Özellikleri (Tarihi Gelişimi ve Temsilcileri)

Röportaj, gazete ve dergilerde yayımlanın yazı türlerinden biridir. Öğretici yazı türüdür. Bir olay, bir durum; yerinde gezip görülerek, olayla ya da durumla ilgili değişik kişilerle konuşularak, soruşturularak yazılır.

          Röportaj hem gezi yazılarının hem makalenin özelliklerini taşır. Makale gibi dayandığı sağlam bir düşünceyi, bir tez vardır. Yazar; sorunu yerinde inceleyerek, gezip görerek, halkla, varsa mağdurla ve yetkili kişilerle konuşarak; fotoğraf, belge, istatistik… gibi bilgilerle destekleyerek okuyucunun bilgisine sunar. En çok kamuoyu toplayan gazete yazısıdır. Çok yönlü anlatım olanakları vardır. Bu yönüyle diğer düşünce yazılarından zengindir. Uzunluğu çoğu zaman makaleden çoktur. Bazen bir röportaj yazısı gazetenin iç sayfalarından birinde dizi halinde günlerce yayınlanır. Okuyucunun sıkılmadan, merakla, okuduğu bir yazı bir türüdür.
Röportaj türünün belirleyici özellikleri nelerdir?
Röportaj da düşünsel plânla yazılır.
İşlenen konu; toplumsal, sanatsal olay yada olgu olmalıdır.
Yazar anlattıklarının doğruluğunu; konuşma, bilgi toplama ve fotoğraflarla desteklemeli, anlattıklarını bir mantık çerçevesine oturtabilmelidir. Her anlattığı, önceki anlattıklarıyla çelişmemelidir.
Röportaj yazarı; açıklayıcı anlatım, öyküleyici anlatım, betimleyici anlatım ve tartışmalı anlatım gibi bütün anlatım yollarından yararlanır. Okuyucuya konunun önemini kavratabilmek için örnekleme, karşılaştırma, tanık gösterme gibi nesnel verilerden de yararlanmalıdır.
Röportaj yazıları zamanla tarihsel belge olabilir.
Fotoğraf yada belge kullanılabilir.

Bazı röportajlar, yüz yüze yapılabildiği gibi bazısı da yazılı soruların verilip cevapların daha sonra yazılı olarak alınması şeklinde de olabilir.Anı Mektup Biyografi Günlük Roman Tiyatro Fıkra Röportaj Makale Eleştiri Haber Yazısı Deneme Gezi Yazısı Söyleşi
Röportajlar genellikle soru cevap tarzında olur. Ancak bazı yazarlar röportajı hikâye kurgusu ve üslûbu içinde vermeyi tercih ederler. Metin içerisinde kendi duygu, düşünce ve izlenimlerini de aktarırlar. Çoğu röportaj, gezi yazısıyla iç içe sunulmaktadır. Gazeteciler, ülke içinde başka şehir ya da ülke dışında başka ülkelere gazetecilik çalışması için gittiklerinde oralarda yaptıkları röportajları ve gezi izlenimlerini birlikte, aynı kurgu içinde kaleme almaktadırlar.

Türk edebiyatında röportaj türünün ilk örneklerini Evliya Çelebi vermiştir.
 Modern anlamda ise Ruşen Eşref Ünaydın’ın (1918) çalışması bu türde verilmiş ilk örnek arasındadır.
Bunun dışında diğer bazı röportajlar şunlardır: Hikmet Feridun Es, Bugün de Diyorlar ki (1932), Mustafa Baydar, Edebiyatçılarımız Ne Diyorlar (1960); Gavsi Ozansoy, 40 Yıl Sonra Diyorlar ki (1962); Tahir Kutsi, İç Göç (1964); Halil Aytekin, Doğuda Kıtlık Vardı (1965); Abdi İpekçi, Liderler Diyor ki (1969); Yaşar Kemal, Bu Diyar Baştan Başa (1971); Fikret Otyam, Gide Gide 10 (1969); Yaşar Nabi Nayır, Edebiyatçılarımız Konuşuyor (1976, konuşmalar değişik kişiler tarafından yapılmıştır); İsmail Parlatırİnci Enginün Orhan Okay Zeynep Kerman Kâzım Yetiş Necat Birinci, Röportajlar (1997).

Görüşme (Mülâkat)

(Tanım1)Herhangi bir sosyal konu yada sorun üzerinde, uzman kişi yada kişilerle yapılmış konuşmaları yansıtan yazı türüne denir. Toplumun tamamını yada bir kısmını ilgilendiren her alanda "görüşme" yapılabilir. Bu tür yazılar, genellikle gazete ve dergilerde yayımlanmak için hazırlanmaktadır.

(Tanım 2) Tanınmış veya mesleğinde uzmanlaşmış yada bir kuruluştan sorumlu kişi ile yapılan ve o kişiyi tanıtmayı amaçlayan konuşmalara mülakat denir.
Mülakatı yapacak kişinin önceden hazırlanması gerekir. Öncelikle mülakat yapılacak kişi hakkında bilgi toplanır. Bu toplanan bilgiler ışığında sorulacak sorular belirlenir. Randevu istenir ve belirlenen zamanda görüşmeye gidilir. Mülakat başlamadan önce mülakat yapacak kişi kendini tanıtır ve davranışlarında ölçülü olmaya dikkat eder.
Mülakat genellikle teyp yada video kasetine kaydedilir. Daha sonra bunlar yazıya geçirilir gazete veya dergide yayımlanır. Mülakatın yapıldığı yer ve tarih metnin sonuna eklenir.

Görüşme (mülâkat) bir işe alınacak kişiler arasından seçim yapmak amacıyla da yapılabilir. Böyle bir görüşmede başarılı olmak için aşağıdakilerin bilinmesinde yarar vardır:
Mülâkat için yer ve zaman belirtilmemişse mutlaka randevu alınır ve görüşmeye vaktinde gidilir.
İyi bir kıyafetin en iyi tavsiye mektubu olduğu unutulmaz. Aşırılıktan kaçmak kaydıyla görüşmeden önce kılık kıyafet düzeltilmelidir. Komisyonun mülâkat yapılacak kimse hakkında ilk izlenimlerinin kılık kıyafetle ilgili olacağı bilinmelidir.
İçeri girdikten sonra komisyon, selâmlanmalı, kişi kendini tanıtmalı ve soruları cevaplamaya hazır olduğunu belirtmelidir.Mülâkat sözlü sınav olmadığı için cevaplanamayacak bir soru sorulmayacaktır. Bu sebeple rahat olunmalı ve kişi kendine güvenmelidir. Komisyon üyelerinin aday hakkında “kılığıyla kıyafetiyle, saygısıyla, güveniyle, işe ilgisiyle, konuşmasıyla, görgüsüyle bizim istediğimiz niteliklere sahip bir personel adayı” şeklinde düşünmeleri sağlanmalıdır.
Sorular dikkatle dinlenmeli ve sadece sorulanlar cevaplanmalı, söz gereksiz yere uzatılmamalıdır. Bu arada tuzak sorular sorulabileceği de hesaba katılarak temkinli konuşulmalıdır.Konuşma kurallarına mümkün olduğu kadar uyulmaya çalışır. Çünkü komisyon üyeleri adayı konuştururken konuşmada açıklık, anlatım ve ikna, anlama ve idrak kabiliyeti, zihnî kıvraklık, kendine güven ve tolerans gibi ölçütlerle değerlendirme yapacaklardır.
Görüşme tamamlandıktan sonra teşekkür edilir ve iyi dileklerle oradan çıkılır.

Görüşme yaparken ve yazarken dikkat edilecek özellikler şunlardır :
*Görüşmenin konusu ilgi çekici ve toplumsal açıdan önemli olmalıdır.
*Hangi alanda yada konuda görüşme yapılacaksa, o alanın yada konunun uzmanları seçilmelidir. Görüşme için, mümkün olduğunca birinci kaynak kişi yada kişiler tercih edilmelidir.
*Görüşmeye katılacak kişi yada kişilerle ön görüşme yapılmalıdır. Bu ön görüşmede (telefon yada mektupla da olabilir.), görüşmenin amacı ve özellikleri belirtilmelidir. Özellikle, görüşmeye katılacak kişiye ne zaman, nerede görüşme yapılacağı hakkında bilgi verilmelidir.
*Görüşmeyi düzenleyen kişi, görüşme başında nazik bir ifadeyle konuya giriş yapmalıdır. Örnek: "Sizi / sizleri, buraya kadar yorduğum, kıymetli zamanlarınızı aldığım için özür diliyorum. Şimdiden vereceğiniz bilgiler için size / sizlere çok teşekkür ederim.’ gibi.
*Görüşmeyi düzenleyen kişi, görüşmenin sonunda da yine nazik ve kibar bir ifade kullanmalıdır. örnek: "Verdiğiniz önemli bilgiler için size / sizlere çok teşekkür ederim." gibi.
*Görüşmeyi düzenleyen kişi, soracağı soruları önceden plânlamalıdır. Konunun ya da olayın bütün boyutlarını yansıtacak şekilde sorularını özenle seçmelidir.
*Görüşmeye katılan kişi ya da kişilerin duygu ve düşünceleri olduğu gibi yazıya geçirilmelidir. Bu nedenle, görüşme teyp ya da video kasetine alınmalı; daha sonra kasetteki ifadeler yazıya çevrilmelidir.

Mülakatla röportaj arasındaki farklar:

*Röportaj sadece uzman kişilerle değil sıradan kişilerle de yapılabilir.  Mülakat tanınmış ve uzman kişilerle yapılır.
*Mülakat yapan kişi yalnızca soru sorar, röportajcı ise soru yanında konuşmaya kendi görüşlerini de katar.
*Röportajda kullanılan fotoğraflar çoktur. Mülakatta ise sadece mülakat yapılan kişinin resmi yer alır.
*Mülakat konuyla ilgili kesimi ilgilendirirken, röportaj haber özelliği taşımasından dolayı toplumun geniş bir kesimine hitap eder.

Söylev (Nutuk) Türünün Özellikleri (Tarihi Gelişimi ve Temsilcileri)

      Söylev (nutuk) : Tek kişinin izleyici önünde olanları bilgilendirmek daha çok da coşturmak amacıyla yaptığı uzun konuşmalara denir. Söylev verene söylevci denir.
      Burada asıl amaç konferanstaki gibi bilgi vermek, izleyenleri duygulandırıp coşturmaktır. Konferansla söylevi bir birinden ayıran en önemli özellik sesin olanaklarıdır. Sesin olanaklarının kötü kullanılması iyi bir söylevi konferans havasına sokabilir. Bunun için sesin olanaklarının iyi kullanılması gerekmektedir.

      Nutuk, kelime anlamı olarak, “söz, lakırdı; söyleyiş, söylemek kuvveti” demektir. Türkçe de bu kelime daha çok “bir topluluğa karşı söylenilen söz, hitabet” karşılığında kullanılmaktadır.

          * Söylevler; dinleyenlerin zekâ durumlarına, hayal güçlerine, duygularına, ilgilerine göre hazırlanır. Dinleyenleri düşündürür, onlarda ilgi uyandırır, onları coşturur, onlara beklenen davranışı yaptırır.
      
         *Söylevde; konuşmacıyı ve dinleyenleri yanılgıya düşürmemek için aceleye getirmeden düşünerek konuşmak, dinleyenlere karşı iyi niyet beslemek, dinleyenlerin inanmasını sağlayacak biçimde dürüst konuşmak, dinleyicilere karşı yaşının verdiği olgunluk içinde konuşmak, dinleyenleri kıracak biçimde konuşmamak, gerekirse kendini dinleyicilerin yerine koymasını bilmek, basmakalıp sözler kullanmamak, abartarak konuşmamak gibi ahlâk ölçülerine önem verilmeli, özen gösterilmelidir.

     Söylev (Nutuk), aslında bir sözlü kompozisyon ürünüdür. Yalnız nutuk, yazıya geçmişse ve kitabî özelliği varsa aynı zamanda yazılı kompozisyon ürünü olarak da kabul görür. Türk edebiyatının en güçlü söylev (nutuk = hitabet) örneği Atatürk’ ün “Büyük Nutku“dur.
   Hatiplik sanatı, insanlık tarihinin en eski sanatlarındandır. Bu sanatla peygamberler ve din adamları insanları doğru yola davet etmişler; padişahlar, krallar ve kumandanlar ordularına bu sanatla hükmetmiş ve savaşlar kazanmıştır. Hatip olmak isteyen kişi iyi düşünen, çok okuyan, çok tecrübeli, gözlemi kuvvetli, içerisinde bulunduğu toplumu çok iyi bilen, bilgili, ileri görüşlü, söz kurallarına gerektiği kadar önem veren kişi olmalıdır. Hatip, gür sesli, özgür yaratılışlı, sevimli ve cana yakın olmalıdır. Derin hissilik, canlı hayat, sağlam yapılı bulunmak, inanç ve fikirlerde içtenlik, gür bir anlatım şekli hatibin belirgin özellikleridir.

Hatibin dört temel amacı vardır.

* Bir fikri veya bir meseleyi açık bir şekilde anlatmak
* Dinleyiciler üzerinde bir iz bırakarak onları ikna etmek
* Dinleyicileri harekete geçirmek
* Dinleyicileri eğlendirmek

Hitabet aslında bir hazırlık konuşmasıdır. Zaten yukarıda tanımladığımız üzere hatip önceden hazırlanan nutku okuyan kişidir. O yüzden öncelikle bir nutuk hazırlanırken dikkat edilecek hususları ele almalıyız.

Nutku hazırlayan konuyu planlı bir şekilde hazırlamalıdır. Yazıya geçirmeli ve hatip yazmış olduğu bu nutka önceden hazırlanmadır. Yazıya geçirmeli ve hatip yazmış olduğu bu nutka önceden hazırlanmadır. Konuşma sırasında ise yazılı metni yanında bulundurmalı; fakat konuşma sırasında kâğıda fazla bakmamalıdır. Konusuna iyi hazırlanan hatip kağıda göz ucuyla baktığı zaman konuşmasını hatasız yapacaktır.
İçten konuşma yapmak kolay değildir. Büyük hatiplerin bile daha önceden konusunu hazırladıkları ve yanlarındaki küçük notlarından faydalandıkları ve o andaki konunun ahengine göre konuşmalarını değiştirdikleri görülmüştür. Bu yüzden hatip, konuşma sırasında her zaman metne bağlı kalmayabilir. Nutkun giriş cümlesi toplumun dikkatini çekecek türden olmalıdır. Hatta ilk cümleler şiirsel bir üslupta olabilir. Düşüncelerin planı iyi yapılmalı ve kullanılacak üslup iyi seçilmelidir
.

Gelişme bölümünde ise konu her türlü belgelerle konu açılır, örneklendirilir ve ispatlanmaya çalışılır. Dinleyicinin tansiyonunu yükseltecek fikirlerle sorulu cevaplı cümlelerle sonuç bölümüne geçiş sağlanır. Sonuç bölümünde ise işlenen konunun önemi ve toplumdaki tesirleri kesin ve etkili bir dil ile anlatılır. Hatip işleyeceği konuyu çok iyi savunabilmelidir. Bunun için de konuşma sanatının inceliklerini ve toplum psikolojisini çok iyi bilmelidir. Seçtiği kelimeleri ve kurduğu cümleleri en tesirli şekilde kullanmalıdır. Ses tonu, jest ve mimikler konuşmasının akışına uygun olmalıdır.

Türk Edebiyatında Söylev:

Edebiyatımızdaki ilk söylev olarak, Bilge Kağan’ın Orhun Abideleri‘nde Türk Budunu’na seslenişi olarak kabul edilmektedir. Türk Edebiyatı boyunca ortaya konulan söylevleri iki başlık altında inceleyebiliriz.
- Siyasi Söylev:
Türk edebiyatında ise ilk siyasî söylev örneği Orhun Yazıtlarıdır. Bunlar, 732′de dikilen Kül Tigin, 735′te dikilen Bilge Kağan, 720-725 yıllarında dikilen Tonyukuk Yazıtlarıdır. Siyasî söylev örneği olarak ayrıca şu kişilerin söylevlerini de verebiliriz: İttihat ve Terakki’nin hatibi Ömer Naci, Selânik’te 1906′da Vatan ve Hürriyet Cemiyeti’nin bir toplantısında Atatürk’e hitaben şöyle der: “Mustafa Kemal! Arkandayız, seni takip edeceğiz! Ölümler, cellâtlar, işkenceler bile bizi bu azmimizden çeviremeyecektir. Hürriyet verilmez, ancak alınır. Zulüm ve istibdad altında inleyen bu masum ve bîçâre milleti kurtaracağız, yaşasın hürriyet ve istiklâl!” (Fethi Tevetoğlu, Ömer Naci, Ankara (1987)
Rıza Tevfik Bölükbaşı, Süleyman Nazif, Behçet Kemal Çağlar, Selim Sırrı Tarcan, Osman Bölükbaşı… gibi siyasi kimliği olan kişiler siyasal söylevlerinde başarılı sayılabilir.

Bilimsel ve Kültürel Söylev:

      Örgün eğitim kurumlarında ders veren öğretmen ve öğretim üyeleri de öğrencilerin karşısında bir anlamda hatiptirler. Eğitimciler de derslerinin etkili olabilmesi için hitabet sanatının inceliklerine baş vururlar. Ayrıca genele açık bilimsel toplantı, panel ve konferanslarda yapılan konuşmalar da bu gruba girmektedir. Belli bir kültürel derinliğe sahip düşünce adamları ve sanatçıların fikir; sanat ve kültür konularında verdikleri konferanslar da hitabet türü içinde değerlendirilirler.

Ynt: Sözlü Anlatim Türlerİ By: Hipokondriyak Date: February 24, 2009, 06:27:44 PM
Guzel ßır ßılgı olmus Seher tskler ßılgılerın için x)!
Ynt: Sözlü Anlatim Türlerİ By: KaRMaKaRıŞıK Date: February 24, 2009, 06:31:02 PM
reca ederim Gülmek :) benm de ödevim paylaşıoyım belki lazımolan olur dedim   Öptüm.
Ynt: Sözlü Anlatim Türleri By: DjBaHaNe07 Date: July 06, 2009, 10:53:40 AM
konu başlıklarına dikkat lütfen düzeltim paylaşımın için saol
Ynt: Sözlü Anlatim Türleri By: MaViSh Date: August 19, 2009, 08:16:03 PM
teşekkürler bilgiler için
Ynt: Sözlü Anlatim Türleri By: yalnısslık Date: August 19, 2009, 09:08:34 PM
: EmiLy*  February 24, 2009, 06:27:44 PM
Guzel ßır ßılgı olmus Seher tskler ßılgılerın için x)!

Katılıyorum .
Ynt: Sözlü Anlatim Türleri By: CleXaNe! Date: October 09, 2009, 04:18:01 PM
güzel olmuş ama sözlü anlatım türleri bu kadar değil Gülmek :) eline sağlık Gülmek :)
Ynt: Sözlü Anlatim Türleri By: rizely_-_ Date: October 22, 2009, 06:04:33 PM
: CleXaNe!  October 09, 2009, 04:18:01 PM
güzel olmuş ama sözlü anlatım türleri bu kadar değil Gülmek :) eline sağlık Gülmek :)

Elinden geleni yapmış.

Tşkler Gülmek :)
Ynt: Sözlü Anlatim Türleri By: Mavi_Kiyamet Date: October 23, 2009, 03:57:00 AM
tesekkürler.
Ynt: Sözlü Anlatim Türleri By: cadı_kız Date: February 13, 2010, 08:31:13 PM
tşk. bilgiler için
Ynt: Sözlü Anlatim Türleri By: SmBRN Date: February 18, 2010, 05:34:01 PM
Teşekkürler.
Ynt: Sözlü Anlatim Türleri By: GeoDaSilva Date: March 07, 2010, 08:59:20 PM
Güzel bilgiler, teşekkürler.
Ynt: Sözlü Anlatim Türleri By: melek_03 Date: July 13, 2010, 01:06:14 PM
bilgi için tşk. ettim..
Ynt: Sözlü Anlatim Türleri By: KaraElmas Date: August 30, 2010, 03:53:19 PM
Paylaşım İçin Teşekkürler.

Ynt: Sözlü Anlatim Türleri By: Azeri_Güzeli Date: November 20, 2010, 10:58:02 PM
Teşekkürler.

SiteMap - İmode - Wap2